"Yalnızlığın yalnızlığımla kafiyeliydi.
Alt alta yazsak şiir, yan yana yazsak öykü olurdu.
Hiç yazmadık aşk oldu"
demiş Cemal Süreyya. Özetle yalnızlığınızı aşk gibi yaşayabilirsiniz. Gezin tozun eğlenin. Siz ve yalnızlığınızı kimsenin engellemesine izin vermeyin. Sonuçta özgür olan sadece siz ve yalnızlığınız...
Örneğin bir dağın zirvesine çıkın yalnızlığınızı da yanınıza alıp geçmişe gözünüzü kapatıp geleceği düşleyin. Oraya dilerseniz bir dilerseniz birçok sevgi ekleyin. Sonuçta senaryonun yazarı sizsiniz. Başrol de sizin...
Unutmayın sevgi vermek için illaki karşı bir cins olması gerekmiyor. Siz gerçekten sarılmak istiyorsanız gidin bir çiçeğe, bir ağaca sarılın.
Ya da bir kedi, köpek ve kuşla birlikte attırın kalbinizi... Kendinizi bu saydığımız can dostlarla da sınırlamayın. İsterseniz bir yılan da olabilir sarıldığınız.
Deniz kenarında oturup ayaklarınızı suya da sokabilirsiniz mesela. Serinletin yüreğinizi ayak parmaklarınızdan başlayarak.
Ya da alın önününüze tabak tabak tatlı ve pastaları mutluluğun dibini bulun...
Bir çiçek hediye almak ise mesele açın çiçekçinizi bir orkide sipariş verin. Üzerine de en kalbi duygularınızın iliştirildiği bir not ekletmeyi unutmayın. Zaten sizi sizden daha fazla kim sevebilir ki?
Çok cazip olmasa da bir önerimiz de sızıp kalıncaya kadar 14 Şubat'ta çalışın. O günü hayatınızdan da hafızanızdan da böylece silin.
Başınızı yastığa gömüp uykusuz gecelerden intikam da alabilirsiniz mesela...
Ya da çift kişilik yatağın her milimetre karesini kullanabilme özgürlüğünüzü yaşayın...
Kız kıza erkek erkeğe bekarlar gecesi tertipleyin. Çılgınca eğlenin. Üstelik kimseye hediye alma zorunluluğu olmamasının özgürlüğü de cebinizde kalsın...
Çok tavsiye etmiyoruz ama eski sevgilinizin yeni aşkına telefon mesajı ile 14 Şubat'ı zehir edecek mesajlar da atabilirsiniz tabi...
Gidin bir lokantaya hayalinizdeki sevgiliyle buluşun. Yiyin için sonra onu da alıp eve gidin. Sonrası size kalmış...
Ya da bir çiçek ile içi boş bir hediye paketini elinize alıp amaçsızca sokaklarda dolaşın. Herkes sizin bir sevgiliniz olduğunu sansın. Onları kandırdığınız için eğlenin. Hatta bunu günlerce arkadaşlarınızla paylaşıp eğlencenizi katlayın...
Ve son olarak yüzünüzü iki elinizinin arasına alıp hüngür hüngür ağlayın. Öyle bir ağlayın ki çocukluğunuzdaki o doğal halinize dönün. Gözyaşlarınız sel olsun ama içinizde acıdan zerre kalmasın. Terkedilmişlikleri, örselenmişlikleri, yalnızlıkları o gün o gözyaşları ile akıtıp tap taze bir güne 15 Şubat'a başlayın....
SuperHaber ÖZEL...