Amerika Veri Merkezlerini Yasaklıyor, Türkiye Neden Yatırım Yapıyor
Tarım Yazarı Mine Ataman, önemli bir konuyu kaleme aldı. Pensilvanya Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Amerikalıların yüzde 61'i kendi bölgelerinde yeni veri merkezi kurulmasına karşı. New York eyaleti, “elektirik maliyeti, şebeke yükü, su baskısı, çevre etkisi, altyapı sorunları ve yerel topluluklara maliyeti nedeniyle veri merkezlerine geçici bir moratoryum uyguladı. Çevresel izinlerini bir yıla kadar durdurdu ve yeni bir düzenleyici çerçeve hazırlanacağını açıkladı.
Veri Merkezlerine İtirazın Nedeni Çevrecilik mi Yoksa Özel şirketlere Olan Tepki Mi?
Statista’ya göre küresel veri merkezleri pazarı büyüklüğü 538 milyar dolar, 2031’da 809 milyar doları geçmesi öngörülüyor. Yapay zekâ yatırımları hala ABD’nin domine ettiği bir Pazar, 2024’de yapılan 344 milyar dolarlık yatırımın 285’ini ABD’li şirketler yaptı. ABD 5.427 veri merkeziyle açık ara lider; Almanya 529 veri merkeziyle ikinci sırada.
Veri Merkezlerinin Altyapı Maliyetini Kim Ödeyecek
Sadece NewYork değil ABD’deki pek çok şehir veri merkezi istemiyor. Monterey Park veri merkezlerini tamamen yasakladı. Pennsylvania'da 18 Ağustos’da AI veri merkezleri için daha sıkı çevre ve şeffaflık kuralları getirdi. Illionis’teki bir grup çevreci veri merkezlerinin çevresel, iklimsel ve ekonomik boyutunun etkilerini sınırlamayı amaçlayan bir yasa tasarısı girişiminde bulundu. ABD gibi gelişmiş ülkeler yapay zekâ ekonomisinin görünmeyen altyapı maliyetlerini kimin üstleneceğini tartışırken toplumsal, ekonomik, etik, hukuki pek çok sorunu tartışmaya açıyor. Veri merkezlerinin kuralsız ve maliyeti topluma yüklenen biçimde büyümesini istemiyor.
Türkiye Neden Veri Merkezlerine Yatırım Yapıyor
ABD'de veri merkezleri yatırımlarına karşı temkinliyken Türkiye geçtiğimiz günlerde “Türkiye veri merkezlerinde “bölgesel üs” olacak, dijital ekonominin kalbi Anadolu’da atacak açıklamalarını alkışladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planına göre, “2030’a kadar veri merkezi kurulu gücü en az 1 gigavata çıkarılacak.” Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere 2 bin kamu veri seti Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden vatandaşın istifadesine sunulacak. Yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak. Türkiye veri merkezleri konusunda bölgesel bir üs olacak. Türkiye’nin yapay zekâ iştahı ABD’den bambaşka.
Veri Merkezlerine 10 Milyar Dolarlık Yatırım
Yoğun su ve enerji tüketimiyle kurulduğu bölgenin yerel kaynaklarında baskı yaratan, çevresel etkileri tartışmalı yatırımları Türkiye neden istiyor. Gelişmiş ülkelerin çevresel hassasiyeti bizden daha mı çok. Türkiye yatırım olsun da ne olduğu, çevreye zarar verip vermediği önemli değil mi? Daha yolun başındayız yatırımıa, istihdama ihtiyacımız var şimdi çevreci olam zamanı değil mi diyoruz.
Türkiye’nin dijital egemenliği için Yerli Veri Merkezleri Önemli mi?
Yerli ve milli veri merkezi yatırımları, siber güvenlik, veri egemenliği ve kritik altyapıların dışa bağımlılığını azaltmak açısından stratejik önem taşıyor. Diğer taraftan Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında bir dijital bağlantı noktası olarak konumlandırılması da anlaşılır bir strateji. Ayrıca ABD ve Türkiye’nin yatırım karşılaştırması elbette mümkün değil. ABD yatırım ve yatırımcı seçebilme lüksüne sahipken Türkiye yüksek teknoloji yatırımı, doğrudan yabancı sermaye ve yeni nesil altyapı yatırımlarına hala muhtaç.
Türkiye Veri Merkezi Kapasitesini Artırıyor
Türkiye aynı zamanda OECD, G20 ve BM nezdinde insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin rol üstlenecek. Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı ile 1 trilyon liralık bir katma değer yaratarak, hiper ölçekli bir ekosisteme geçmesi planlanıyor. Türkcell ve Google Cloud ortaklığı ile yapılması kararlaştırılan Ankara’daki projenin yatırım değeri 3 milyar dolar. Bütçenin 1 milyar dolarını Turkcell, 2 milyarını Google Cloud üstelenecek. Vodafone da DAMAC Digital ortaklığıyla 100 milyon dolarlık İzmir’de bir yatırım yapacak.
Enerjide Dışa Bağımlı Su Yoksulu Türkiye Veri Merkezlerine Suyu Nereden Bulacak
Enerjide dışa bağımlı, su fakiri olmak üzere olan Türkiye suyu gıdaya mı, tarıma mı, şehirlere mi, yoksa yapay zekânın soğutulmasına mı tahsis edecek? Bir veri merkezinin ekonomik değerini hesaplarken yalnızca yarattığı yatırım ve istihdamı değil, tükettiği elektriğin, kullandığı suyun, ihtiyaç duyduğu şebeke yatırımının ve aldığı kamu teşviklerinin gerçek maliyetini de hesaplamak gerekmiyor mu?
teşviklerinin gerçek maliyetini de hesaplamak gerekmiyor mu?
Veri merkezlerinin iletişim savaşı Türkiye veri yapay zekânın keyfini ve yeni yatırım fırsatlarının keyfini sürerken Amerika gibi ülkeler veri merkezlerinin iklime, çevreye, ekonomiye etkileri üzerinden yeni bir hukuk savaşına hazırlanıyor. Savaşın konusu “bazı haberlerin veri merkezlerini övmesi, merkezlerin enerji konusunda kendi ihtiyaçlarına karşıladığı, çevreye herhangi bir zarar vermediği hakkındaki yanlı haberler.” İddiaalara göre North Carolina Connects adlı şirket veri merkezlerine yönelik olumlu iletişim faaliyetleri yürütüyor, bir bakıma lobicilik yapıyor. Reklam ve haberlerin arkasında Amazon, Microsoft ve Google gibi teknoloji devleri, inşaat şirketlerinden oluşan bir Veri Merkezi İletişim Koalisyonu var. Veri merkezi tartışması artık yalnızca bir enerji ve teknoloji tartışması değil. Aynı zamanda hangi verinin, kimin tarafından ve hangi maliyetlerle kamuoyuna anlatılacağına ilişkin bir iletişim savaşı.
Veri Merkezleri Gerçekten de Çevreye Zarar Vermiyor mu?
ABD’de lobicilik faaliyetleri yasal olsa da kullanılan araç ve iletişim çalışmalarının bilime uygun olması gerekliliği var. ABD’nin “Veri Merkezleri Koalisyonu” en çok veri merkezi bulunan Virginia’da bulunuyor. Veri merkezlerinin nasıl çalıştığı, ekonomi için neden önemli olduğu, suyu nasıl kullandığı gibi kamuoyunda çok tartışmalı konularda reklam, haber ve makale yayınlıyor, bir bakıma veri merkezlerini aklıyor. Danışmanlık fiması PWC’nin ABD’deki veri merkezlerinin 2024’de 1 milyon doğrudan iş, 4,5 milyon dolaylı istihdam yarattığını öne süren bir raporu olumlu iletşime bir örnek. Aktivistler veri merkezlerinin yerel yönetimlerle gizli anlaşmalar yaptığını, su/enerji kullanımı, hava kalitesi raporu, atık su yönetimi gibi konularda açık davranmadıklarını iddia ediyorlar.
Amerika’da 7 İlçeden Birinde Veri Merkezleri Yasaklandı
İletişim şirketi Learnewable’nin kurucusu Jeremy Solomon’a göre “veri merkezleriyle ilgili yapılan olumlu iletişim çalışmaları işe yaramıyor. Halkın tepkisi giderek artıyor, şirketlerin şeffaf olması isteniyor. Microsoft geçtiğimiz günlerde yerel yönetimlerle gizlilik sözleşmesi imzalamayacağını duyurdu.
Aktivistler, yerel yönetimler veri merkezlerinin çevresel ayak iziyle mcadele ederken uzmanlar veri merkezlerinin yatırım, istihdam, vergi geliri ve yerel ekonomik faaliyet yarattığını savunuyor. Dolayısıyla tartışma “veri merkezleri faydalı mı zararlı mı?” kadar basit değil.
Çünkü yapay zekâ aynı zamanda veri merkezlerinin çevresel ayak izini azaltabilecek çözümler de üretiyor. Google DeepMind'in kendi veri merkezlerinde yaptığı uygulamada soğutma için kullanılan enerjiyi yüzde 40'a kadar azalttığını bildirildi. Ancak verimlilik artışı, toplam veri merkezi talebinin büyümesiyle oluşabilecek çevresel baskıyı otomatik olarak ortadan kaldırmıyor.
Velhasıl, Türkiye veri merkezi yatırımlarına karşı olmamalı. Tam tersine, veri merkezi yatırımlarını stratejik bir teknoloji politikası olarak görmeli. Ancak yatırımın büyüklüğünü anlatırken yalnızca milyar dolarlık sermayeyi değil, megavatları, metreküpleri, şebeke yatırımlarını, teşvikleri, karbonu ve yerel topluma düşen maliyeti de hesaplamalı.
Yorumlar