Aidatlarda Büyük Fren! Yeni Yasayla Zam Sınırı Geliyor
Yeni “Tesis Yönetim Yasası” Meclis’e sunuldu ve site, apartman, işyeri ile sanayi tesislerindeki aidat artışlarına sıkı sınırlar getirildi. Yönetimler artık genel kurul kararı olmadan TÜFE üzerinde zam yapamayacak; ek hizmetler için de maliklerin oy çokluğu zorunlu olacak. Düzenleme, şeffaflığı artırmayı, keyfi kararları engellemeyi ve milyonlarca kişinin şikâyet ettiği fahiş aidat artışlarını kontrol altına almayı hedefliyor. Tüm tesisler ortak denetim çerçevesine alınacak.
Türkiye’de milyonlarca kişinin yaşamını doğrudan etkileyen tesis yönetimi uygulamaları, uzun yıllardır kontrolsüz aidat artışları ve standart dışı hizmet bedelleri nedeniyle yoğun eleştirilerin hedefi olmuştu.
Toplu konutlardan rezidanslara, iş merkezlerinden sanayi sitelerine kadar geniş bir alana yayılan bu sistemde, özellikle son yıllarda artan maliyetler gerekçe gösterilerek yapılan yüksek oranlı zamlar, vatandaşın günlük hayatında ciddi bir yük haline geldi.
Yaklaşık 20 milyon kişinin profesyonel tesis yönetimlerine bağlı şekilde yaşadığı ülkede, bu kez beklenen müdahale doğrudan yasama organından geldi. Meclis’e sunulan yeni “Tesis Yönetim Yasası”, aidat artışlarını sınırlandıran, yönetimlerin keyfi karar alma yetkisini daraltan ve tüm tesis tiplerini ortak kurallar altına toplayan düzenlemeleri içeriyor.
Taslak, özellikle kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi ve zam oranlarının ekonomik göstergelere bağlanması nedeniyle şimdiden geniş bir kamuoyu ilgisi oluşturmuş durumda.
Aidat Zamlarına Sınır: TÜFE Üstü Artışa Onay Şartı
Teklifin en dikkat çekici bölümlerinden biri, aidat artışlarının ekonomik göstergelerle uyumlu hale getirilmesini sağlayan sınırlama maddesi. Buna göre, site veya tesis yönetimleri artık kendi inisiyatifiyle, yıl ortasında ya da mali dönem geçişlerinde istediği oranda zam yapamayacak.
Yönetimlerin talep edeceği artış, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı TÜFE oranını aşamayacak; bu sınırı geçmek isteyen yönetimler ise mutlaka genel kuruldan yetki almak zorunda kalacak. Yani enflasyonun üzerinde herhangi bir artış ancak maliklerin çoğunluk oyu ile kabul edilebilecek. Bu hüküm, son yıllarda sıkça tartışılan ve çoğu kez yargıya taşınan “fahiş aidat artışı” şikâyetlerinin ortadan kaldırılmasını amaçlıyor.
Düzenleme, yalnızca apartman ve konut site yönetimlerine değil, iş yerlerini, plazaları ve sanayi sitelerini de içine alan geniş bir tesis grubuna uygulanacak. Böylece ülke genelindeki tüm tesislerde aidat belirleme süreçleri standart bir çerçeveye bağlanacak. Teklifte yer alan ifadeler, hizmet bedelleri ve ortak gider planlarının da denetim kapsamına alınacağını gösteriyor. Tasarının yasalaşması halinde, yönetimlerin mali rapor düzenleme ve bu raporları maliklerle paylaşma yükümlülüğü artırılacak.
Ek Hizmetlerde Oylama Zorunluluğu ve Denetim Mekanizması Başlıyor
Taslak düzenlemenin önemli bir diğer maddesi ise ek hizmetlerin finansmanında toplu karar zorunluluğu getirmesi. Otomatik sulama sistemi kurulumu, ek güvenlik personeli, sosyal donatı alanlarının yenilenmesi gibi ekstra maliyet gerektiren hizmetler, artık yönetimlerin tek taraflı kararıyla girişilebilecek projeler olmaktan çıkıyor. Maliklerin oy çokluğu sağlanmadan hiçbir ek maliyet site bütçesine eklenemeyecek. Bu hükümle, yönetimlerin geniş ölçekli kararlar üzerinden yıllık giderleri artırma ihtimali de sınırlandırılıyor.
Yeni yasa, yalnızca mali düzenlemelerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda profesyonel tesis yönetim şirketlerinin faaliyet alanlarını da netleştiren hükümler içeriyor. Bu çerçevede şirketlerin yetki sınırları, faaliyet izinleri, hizmet kapsamları ve denetim esaslarının belirgin hale getirilmesi planlanıyor. Mevcut sistemde en çok tartışma yaratan unsurlardan biri olan şeffaflık eksikliğinin giderilmesi için, yönetimlerin yıllık bütçe planları ve harcama kalemleri hem maliklere hem de denetim organlarına açık olacak.
Yetkililer, özellikle apartman ve küçük ölçekli sitelerde giderek artan şikâyetlerin yeni düzenleme ile büyük ölçüde azaltılmasının hedeflendiğini belirtiyor. Son yıllarda farklı şehirlerde yaşanan aidat krizleri, komşular arasında gerilimlere, hukuki süreçlere ve zaman zaman fiziksel tartışmalara dönüşmüş; bu tablo da tesis yönetimi alanında kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu göstermişti.
Yeni taslağın Meclis sürecine girmesiyle birlikte, önümüzdeki dönemde hem yönetimlerin çalışma şekillerinde hem de aidat belirleme süreçlerinde köklü değişiklikler yaşanması bekleniyor. Tasarının komisyon aşamalarında ek maddelerle daha da genişletilebileceği belirtilirken, yükümlülüklerini yerine getirmeyen tesis yönetimlerine uygulanacak idari yaptırımların da artırılması gündemde. Böylece tesis yönetim sistemi, hem mali hem idari açıdan daha kontrol edilebilir bir yapıya kavuşacak.