Ahmet Çakar derbiyi yorumladı

Sabah gazetesi yazarları, pazar günü oynanacak Fenerbahçe - Galatasaray derbisi ve zirve yarışını tartışmaya açtı...

Ahmet Çakar derbiyi yorumladı

Süper Lig'in 23. haftası Fenerbahçe - Galatasaray derbisine ev sahipliği yapacak. Nefesleri kesecek mücadele, iki takım için de şampiyonluk yolunda çok kritik. Fenerbahçe, son 3 haftada kaybettiği puanları telafi etmek bir yandan da Kadıköy'deki Galatasaray'a karşı yenilmezlik serisini sürdürmek istiyor. Galatasaray ise 5'te 5 ile başladığı ikinci yarıda kazanmaya devam etmek istiyor... Sabah gazetesi yazarları Fenerbahçe - Galatasaray derbisini masaya yatırdı.

LEVENT TÜZEMEN
Galatasaray ezeli rakibinin sahasında strese girmez. Baskıyı Fenerbahçe hisseder. Ayrıca Galatasaray orada 3 yıldır kaybetmiyor

AHMET ÇAKAR
Eğer sarı-lacivertliler evindeki karşılaşmayı kaybeder ve çeyrek asra yaklaşmış gelenek bozulursa camiada çiviler yerinden oynar

GÜRCAN BİLGİÇ
Avrupa ve kupadan elenen Galatasaray, artık tek maç sürecine girdi. Eğer derbiden yenilmeden çıkarlarsa, önlerini de açarlar

MURAT ÖZBOSTAN: Galatasaray fikstür avantajını iyi kullandı ve 6'da 6 yaparak yarışı sürdürdü. Şimdi önünde Fenerbahçe derbisi var. Bundan sonraki zorlu süreç için bu futbol yeterli olur mu?

LEVENT TÜZEMEN: Malatya maçındaki futbol, şampiyonluk için yeterli olmaz. Ancak kupada Alanyaspor'a karşı ikinci yarıda sergilenen futbol ile Antalya maçında başlayıp Kayseri maçına kadar süren futbol anlayışıyla G.Saray, zirve yarışının göbeğinde olur. Onyekuru'nun dönüşü hücuma hızlılık, çabukluk ve derinlik kazandırdı. Eğer kalan haftalarda Falcao sakatlanmaz ve istikrarlı şekilde oynamaya devam ederse G.Saray, gol yollarında sıkıntı yaşamaz. Kadıköy'de 3 yıldır yenilmeyen G.Saray'ın stres yaşayacağını kabul etmiyorum. Esas baskıyı F.Bahçe görecektir. Çünkü Kadıköy'de kupa kaldırmış Terim ile birlikte başta Muslera olmak üzere geçen sezon da burada yenilmeyen Galatasaray pazar günü de stresten etkilenmez. G.Saray Kadıköy'de kaybetmezse şampiyonluk yolunda çok büyük mesafe kaydeder.

GALATASARAY İYİ OYNAMIYOR

AHMET ÇAKAR: Pazar günü oynanacak F.Bahçe-G.Saray maçı sadece puan yönünden değil özellikle F.Bahçe açısından sosyal yönden de çok kritik. F.Bahçe kazanırsa hem tekrar havaya girerler hem de puan yönünden güçleniverirler. Ama G.Saray kazanırsa F.Bahçe yarıştan tamamen kopar. Sadece yarıştan kopmakla kalmayıp camiada birçok şey de karışıverir. Üstelik neredeyse çeyrek asra yaklaşmış gelenek de bozulduğundan camiada çiviler yerinden oynar.

İSKENDER GÜNEN: 6 maç, 18 puan, şu anda zirvenin iki puan gerisinde G.Saray. Çalkantılarla geçen bir ilk yarı ama şu an şampiyonluk yarışının içindeler. Bundan sonraki fikstüre baktığımızda zorlu karşılaşmalar var. Bu hafta yapacakları F.Bahçe maçı kendileri açısından zirve için büyük önem taşıyor. Eğer bu maçtan istediği sonucu alan taraf olurlarsa sezon sonuna kadar şampiyonluğun en büyük adaylarından birisi olurlar. Alınan 3 puanlar önemli fakat G.Saray'ın oynadığı oyunun yeterli olduğunu söyleyebilmemiz mümkün değil.

ÖMER ÜRÜNDÜL: G.Saray kötü oynuyor diye eleştirilse de iki tane büyük artısı var. Birincisi, kadrodaki oyuncuların özellikleri ve Fatih Terim'in oyun anlayışıyla her an gol pozisyonu üretebiliyor. İkinci büyük artı ise; Muslera gibi bir kaleciye sahip olması. F.Bahçe derbisini kazanırsa bence şampiyonluğun bir numaralı adaylarından olur. Aksi takdirde yine sonuna kadar kovalar.

GÜRCAN BİLGİÇ: G.Saray, Avrupa ve Türkiye Kupası'ndan elendi. Artık tek maç sürecindeler. Stres yönetimini de iyi yapan bir takım var. Ama tüm maçlarını kazansalar bile, rakiplerinin kaybetmesini beklemek zorundalar. Üstelik bu kez iki-üç rakiple mücadele edecekler. Oyuncu performansı üstüne sonuç alan bir takım. Bu yüzden sakatlıklardan etkileniyorlar. Kadıköy'den yenilmeden çıkarlarsa, önlerini açarlar.

FENERBAHÇE 21 YILDIR EVİNDE GÖZ AÇTIRMADI

Galatasaray'ı evinde ağırlayacak olan Fenerbahçe, 2000 yılından bu tarafa rakibine evinde hiç kaybetmedi. 21.yüzyılda ezeli rakibine iç sahada kaybetmeyen sarı-lacivertliler, en son 22 Aralık 1999'da 2-1 yenilmişti. Fenerbahçe milenyumda mağlubiyet yüzü görmedi.

TELEFON KAYITLARI İNCELENSİN!

GÜRCAN BİLGİÇ: VAR'da görev yapanlar, orta hakemi ekrana çağırmıyorsa, bütün komplo teorilerine çanak tutuyorlar demektir. Ciddi kuşku altında kalırlar. Telefon kayıtlarının incelenmesine kadar gidilecek bir sürece girilmelidir.

ÖZBOSTAN: Bu hafta hem Fenerbahçe hem de Galatasaray maçında el pozisyonları oldu… VAR bunları nasıl görmüyor?

ÇAKAR: Türkiye'de VAR terörü esiyor. Türkiye'de muhtemel VAR üzerinden futbola operasyon çekiyorlar. Cumartesi gecesi Ankara'da, Ankaragücü'nün attığı ilk golde eli göremeyen VAR, F.Bahçe takımına hatalı bir gol yedirirken, Pazar gecesi Seyrantepe'de Seri'nin elle oynama penaltısında da hakemi davet etmiyor. Bunlar asla masum hakem hataları ya da tesadüf değildir. Bu tezgahtır, komplodur, operasyondur, operasyonda da hedef bir takımı şampiyon yapmak değil futbol üzerinden Türkiye'de kaos yaratmaktır.

TÜZEMEN: El pozisyonları konusunda biz ya kuralı bilmiyoruz ya da VAR'da görev yapanların kendine göre bir kural anlayışı var. Gerçek şu; elle oynamalar konusunda UEFA dahil net bir bilgi sahibi değiliz. F.Bahçe ve G.Saray maçlarında iki tane el pozisyonu vardı. Birinde A.Gücü'nün ilk golü iptal olmalıydı. Seri'nin pozisyonu da bence penaltıydı. VAR'da görev yapanlar görüntüden ne anladılar bilemiyorum. Eğer 'bilerek elle oynamıyorlar' yorumunu yapıyorlarsa o zaman demek ki biz kuralı bilmiyoruz.

GÜNEN: Sezon başından beri üstüne basarak yazdık çizdik… VAR, uygulamasına geçildikten sonra VAR bazı takımlara yok oldu! Bu da güven sorununu ortaya çıkarttı. Bu hafta G.Saray maçında ilk yarının son dakikalarında Seri'nin eliyle oynadığı pozisyon var ki; VAR'a gitmemek ve de ilk yarıyı bitirmek Malatyaspor'u yok saymaktı. Aynı durumun tersi olsa acaba hakem nasıl bir karar verirdi? Üzerinde düşünülmesi gereken bu.

ADALETİ KAYBETTİK

BİLGİÇ: Biz gördüğümüze göre, onlar da görüyor. Hakemi ekrana çağırmıyorlarsa, bütün komplo teorilerine de çanak tutuyorlar demektir. Her iki maçın da VAR hakemleri ciddi kuşku altındadırlar. Telefon kayıtlarının incelenmesine kadar gidilecek bir sürece girilmelidir. Bu kadar kaynayan bir kazanın altına odun atmak, gri alandan çıkan pozisyonlar ortadayken, endişeleri artırır. Bu sezon maalesef "adaletini" kaybetti artık.

ASIL SORUN YANAL MI, HAKEM Mİ?

ÖZBOSTAN: F.Bahçe'de Ersun Yanal devri bitti mi? Yerine adayınız kim?

BİLGİÇ: Eğer Fenerbahçe'de bir yönetim kurulu varsa, Ersun Yanal devri bitmemeli. Taraftarın mutsuzluğu ile takım yönetilmez. "Fenerbahçe böyle oynamaz" diye kendi kendilerini dolmuşa getirdiler. Ersun hoca da istedikleri takımı yaptı ama oyun; bunun cezasını kesti, kesiyor. İkinci bölümde endüstriyel futboldan bahsediyorsak, oyuncunuzu parlatmanız için tempolu ve baskılı olmanız lazım. Futbolcuyu bu oyun görünür yapar. Yani; daha dengeli ve daha akıllı bir düzene geçmeliler. Ersun Yanal, bunu da çok iyi yapar. Ayrıca son üç maçta sonucu etkileyecek ciddi hakem ve VAR hataları var. Bir şeye karar vereceksiniz, bu puan kayıplarının nedeni hakem kararları mı, Ersun Yanal'ın tercihleri mi? Tabeladan konuşuyorsanız, "Jailson"dan bahseder durursunuz.

ÜRÜNDÜL: Yanal'ın başarısız olduğu bir gerçek. Ben sezon başından beri aynı konu üzerinde duruyorum, F.Bahçe nispeten kolay maçlarda takım savunmasını tamamen ihmal ediyor. Riskli ofansif anlayışta eğer defans bloğunuz ilerde kaybedilen toplardan sonra karşı ataklarda arkasında 30-40 metre genişlik bırakırsa bu çok büyük bir handikap teşkil eder. Herkesin gözünden kaçan bir tablo var. F.Bahce kaybettiği 28 puandan 21'ini büyükler dışındaki takımlara kaybetti. Bir de genç deneyimsiz bir kaleci, bir büyük takımın direkt kalecisi olmaz. Altay sezon başından beri arkadaşlarının müdahil alanındaki toplarda kaleyi terk ediyor. En büyük problemlerden bir tanesi de Vedat Muriqi'deki fiziksel düşüş.

TÜZEMEN: Ersun Yanal gidecekse, camiayı tanıyan, görev yaptığı her süreçte F.Bahçe'yi şampiyonluk hedefinin içinde tutan ancak oynattığı oyundan dolayı eleştirilen Aykut Kocaman bu yarış sürecini iyi bildiği için göreve gelmeli.