FETÖ'cüleri “yaşayan evliya” ilan eden Akgündüz’ün Gülen’e övgüleri! Akgündüz: “Gülen hâşâ ne Hıristiyanların âletidir, ne CIA ile alakası var!”
15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ mensuplarına af çağrısında bulunan ve FETÖ lideri Fetullah Gülen'e yönelik övgü dolu ifadeleriyle bilinen Prof. Dr. Ahmet Akgündüz hakkındaki skandal dosyalar yeniden gündeme geldi. Akgündüz'ün, terör örgütü liderini "veli" ve "kutup" ilan ettiği "Tabular Yıkılıyor" isimli kitabının halen internet sitelerinde satıldığı ortaya çıkarken, akademik kariyerindeki 35 yıllık intihal iddiası da dikkat çekiyor. Gazeteci Fazıl Duygun SuperHaber'e yazdı...
ÖZEL HABER
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, 15 Temmuz hain darbe girişiminin onuncu yılında yaptığı skandal açıklamalarla yine gündem oldu. FETÖ yöneticilerine verilen cezaları eleştirip onları “yaşayan evliya” ilan eden Akgündüz, Fetullah Gülen’i “büyük evliya” ilan etmesiyle biliniyor. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin 10’uncu yılında X platformundan yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “zalimlikle” suçlayan Akgündüz, FETÖcüler için de af istemişti. 17-25 Aralık kumpas operasyonlarından; hatta 15 Temmuz ihanetinden sonra bile Gülen ve vatan haini teröristlerine “evliya”, “ehl-i takva”, “24 saatinin 20 saatini ibadetle geçiren zât” diyerek öven Ahmet Akgündüz dosyasını açıyoruz!

AKGÜNDÜZ’ÜN FETÖ’YÜ EVLİYA İLAN ETTİĞİ KİTABI HÂLÂ SATIŞTA!
Ahmet Akgündüz’ün Fetullah Gülen’e “Âlimdir”, “Velidir”, “Veliyullahtır”, “Kutuptur”, “Nur talebesidir” diye övgüler düzdüğü “Tabular Yıkılıyor-4” isimli kitap yakın zamana kadar Osmanlı Araştırmaları Vakfı bünyesinden satışa devam ediyordu. Vakıf, tepkiler üzerine kendi sayfasından kitabı kaldırmış, ancak internet üzerinden birçok sitede kitabın satışa açık olduğu görülüyor. Akgündüz, 2009 yılında bastırdığı ve 17-25 Aralık ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ihanetlerinden sonra bile piyasadan çekmediği kitabında Fetullah Gülen’i ve FETÖcüleri öve öve bitiremiyordu.

Akgündüz, bu kitapta Fetullah Gülen hakkında şu skandal övgülerde bulunuyor:
“Fetullah Hoca Efendi iyi bir İslam âlimidir.” (Tabular Yıkılıyor-4, s. 72)
“Hocaefendi tefsir ve hadis ilimlerinde dâhi denebilecek kadar yüksek mertebeye sahiptir.” (a.g.e, s. 72)
“Hafızül Kur’an’dır.” (a.g.e, s. 72)
“Okumadığı hadis kitabı kalmamıştır. O noktada müthiş bir zirvedir.” (a.g.e, s. 72)
“Büyük bir âlimdir.” (a.g.e, s. 72)
“Hoca Efendi tıpkı Abdülkadir Cürcani gibi, tıpkı İslâm tarihinde bir kısım Arap edebiyatçıları gibi üslub-i müzeyyen sahibidir.” (a.g.e, s. 72)
“Burası önemli bir nokta Hoca Efendi iyi bir nur talebesidir.” (a.g.e, s. 73)
“İlahi aşktaki zirvesi ayrı.” (a.g.e, s. 73)
“Benim kanaatim Hoca Efendi çok farklı bir şekilde ehl-i velayettir.” (a.g.e, s. 73)
“Açıkça bir velidir. Onda şüphem yok.” (a.g.e, s. 73)
“Hoca Efendi velidir, veliyullahtır.” (a.g.e, s. 73)
“Nerede olduğunu ben tespit edemem. Ama en az bir kutup gibidir.” (a.g.e, s. 73)
“Ferdiyet makamına sahip, Risale-i Nur’un şahs-ı manevisine bağlı bir kutup gibidir.” (a.g.e, s. 73)
“Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Hoca Efendi hâşâ ne Hıristiyanların âletidir, ne CIA, ne Amerika ile alakası vardır.” (a.g.e, s. 73)
“O itham edenlerin tahmin edemeyeceği kadar yüksek seviyede bir iman derecesine sahiptir. Ve kesinlikle bu ithamlar doğru değildir.” (a.g.e, s. 73)
“Bütün dünyada İslâm’ın yayılması noktasından mühim bir devredir. Mühim bir tabakadır, mühim bir merhaledir.” (a.g.e, s. 73)
“Hoca Efendi çok mütevazı bir insandır.” (a.g.e, s. 73)
“… Fetullah Gülen Hoca Efendi, … gibi nur talebeleri en az bir kutup kadar hizmet ettikleri halde, ferid makamını ihraz eden, Bediüzzaman ve Risale-i Nur şahs-ı manevisinin tasarrufu altındadırlar. Bahsettiğimiz zatlar asrımızda yaşayan maneviyat reislerinin başlarında gelen şahsiyetlerdir.” (Tabular Yıkılıyor-5, s. 14 / s. 116)
“Bazı ehl-i imanın Hoca Efendi gibi bir şahsiyeti hâşâ CIA ajanı diye itham etmeleri elbetteki bu düstura yüzde yüz muhalefettir.” (Tabular Yıkılıyor 5, s. 15-16)
hâlâ örgüt yöneticiliğinden mahkûm olması gerekirken FETÖ’ye “üye”likten ağır cezalar almış Mustafa Şevki Kavurmacı ve Şehabettin Harput’u “yaşayan evliya” ve “masum nur talebesi” ilan edebiliyor! Akgündüz, mahkemenin verdiği cezaları “zulüm” olarak adlandırıp, “Böyle bir cezayı bir Müslümanın veremeyeceğini” ileri sürebiliyor.

AKGÜNDÜZ, FETÖ’YE NİÇİN “FTÖ” DİYOR?
Ahmet Akgündüz 2017 yılında “15 Temmuz İhanet Darbesi PDY ve Nur Cemaati Tartışmaları” diye bir kitap çıkarttı. Bu kitabında baştan sona FETÖ yerine PDY tabirini kullandı. Hatta TBMM Darbe Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadesini kitabına alırken komisyondaki ifadesinde kullandığı bütün FETÖ ifadelerini de değiştirerek kitabına “paralel devlet yapılanması” “PDY” olarak aldı. Bu kitabının 48. Sayfasında “TBMM Darbe Araştırma Komisyonunu için, “Komisyon: FTÖ” ibaresini kullandı.
Konuyu yakından izleyen yorumcular, Akgündüz’ün komisyondaki ifadelerinde kullandığı FETÖ kelimesini kitabına alırken değiştirmesini eleştiriyor.
2016’DA BİLE FETÖ’YE “HOCAEFENDİ” DİYORDU
Akgündüz kendi sitesinde yayınladığı 25.02. 2016 tarihli “Ümmet-i Muhammed’in Dirâyetli Âlimi ve Nur Talebelerinin Cesur Hocası Mehmed Kırkıncı” başlıklı yazıda yine FETÖ hakkında “Fethullah Hoca Efendi” tabirini kullanıyor.
Ahmet Akgündüz’e soruyoruz:
Hâlâ “Hoca Efendi” dediğine göre 2016 yılında bile Fetullah Gülen’i “Veliyullah” olarak mı görüyordun?
Ahmet Akgündüz, 24 Haziran 2014 tarihinde çıktığı Ülke TV‘deki Sıradışı isimli programda da FETÖ lideri Gülen’den sürekli “Hoca Efendi” diye bahsediyordu;
“Hoca Efendi hakikaten çok büyük bir iman ve Kur’an hizmeti yapmıştır. Ben de takdir etmişimdir.”,
“Sizin paralel yapı dediğiniz benim Hoca Efendi Hizmet Hareketi dediğim basın yayın organları..”
“Hoca Efendi de bir âlim ona bir şey demiyorum, hürmet ediyorum.” demektedir.
(Cumhuriyet tarihinin gerçek yüzü: Bediüzzaman. Ülke Tv. Sıradışı. 24 Haziran 2014
AKGÜNDÜZ’DE FETÖ’NÜN HATIRI ÂLÎ
Ahmet Akgündüz’ün 2014 yılında bastığı “Hakk’ın Hatırı Âlîdir” isimli kitabında da FETÖ’yü öven, ihanetini küçülten ifadeleri bulunuyor:
İşte o bölüm:
-“Hizmet hareketini İsrail ya da Amerikan neoconlar etkiliyor olabilir mi?
“Bazen kraldan fazla kralcılar olabilir. Ben onlardan bu manadaki ittifakları asla beklemiyorum. Ama cemaat çok büyüdü. Bazen Gülen’i devre dışı bırakarak farklı hareketler yapanlar olduğunu biliyorum. Hizmet hareketinin lehine olması için kraldan fazla kralcı davranarak hata yapanlar var.”
Akgündüz’ün, Tahşiye, 17-25 Aralık 2013 ve 2014 Ocak ayındaki MİT TIR’ları kumpasları açığa çıkmış olmasına rağmen Fetullah Gülen’i aklamaya çalıştığı görülüyor.
Bu övücü sözlerin, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 5187 sayılı Basın Kanunu uyarınca terör örgütünün propagandası niteliğinde olduğu ve bu sözleri içeren kitapların satılmaması, dağıtılmaması ve toplatılmaları gerektiği açıktır.

AKGÜNDÜZ’LE İLGİLİ DOKTORA TEZİNİN ÇALINTI OLDUĞU 35 YILDIR TESCİLLİ!
Akgündüz’ün “İslam’da Vakıf” konulu doktora tezindeki “intihaller” akademik çalışmalarla ortaya konmuş durumda. Doktora tezinin yüzde 66 oranında intihal olduğunu Akgündüz de kabul ediyor, ancak, “Yeni nesillere bu bilgiler aktarılmasın mı?” şeklinde çok ilginç bir savunmada bulunuyor. Bilindiği gibi akademik çalışmalarda “kaynak” göstermek ve bir çalışmayı “olduğu gibi almak” açık şekilde “intihal” olarak tanımlanıyor.
İşte Tarih ve Toplum dergisinde Mayıs 1991 tarihli 89’uncu sayısında yayınlanan ve Akgündüz’ün doktora tezinin intihal olduğunu belgeleyen makale:
PROF. BİRİNCİ: AKGÜNDÜZ’ÜN İNTİHALİ YÜZÜNDEN RUH SAĞLIĞIM BOZULDU!
Prof. Dr. Ali Birinci, Akgündüz’ün ve benzerlerinin intihalleri yüzünden psikolojisinin bozulduğunu şu sözlerle açıklamıştı:
ALİ BİRİNCİ:
Ben hasbe'l kader İçişleri Bakanlığı'nda Emniyet Genel Müdürlüğünde, 1966 yazında İstanbul'da 3 ay stajyer memurluk yaptım. Sonra polis enstitüsü-1'den ayrıldım.
Hayatın kirli yüzüyle İstanbul'da karşılaştım. İlk defa 19 yaşında. Hırsızlar geliyor karakola. Birine utana sıkıla sordum, hayatı anlamak için; "Nasıl çalıyorsunuz?" falan dedim. Delikanlı, "Ben çalarım abi. Yeter ki fırsatını bulayım dedi. Böyle kala kaldım.
Ama ben aynı kişilerle üniversitede karşılaşınca adeta ruh sağlığım bozuldu. Bu intihal aleyhinde yazdığım yazılar da bozuk bir ruh sağlığının ürünü olarak görülebilir diye düşünüyorum ve bunu itiraf ediyorum.
Bana acı gelse de burada daha önce birkaç kere yazılan bir husus var. O da Ahmet Akgündüz'ün doktora tezi. Ahmet Akgündüz'ün doktora tezi hakkında önce Hasan Yüksel bir yazı yazdı.
Sivas'taki mesai arkadaşlarımdan. Bunun "İslam'da Vakıf Müessesesi" isimli bölümünün dipnot sırası bozulmadan bir Arabın doktora tezinden nakil olduğunu yazdı. Aynen. Eee, buna verdiği cevapta, "Sen de kimsin!" manasına gelen kısa bir cevap verdi. Tarih ve Toplum'da Hasan Bey daha sonra her iki kitabın içindekileri ve dip notlarından örnekler verince
bu cevapsız kaldı. Burada bir insanın 80'den sonraki YÖK şartları içerisinde yani sözleşmeli asistansınız, her an tepenizde bir demoklesin kılıcı sallanıyor. Böyle bir ortamda bir an önce doktor olmak, bir an önce ekmek tezini vermek, -doktora tezine "ekmek tezi" diyebiliriz. Çünkü maaş o tezden sonra garantiye biniyor- vermek için yapılmış intihalleri anlamak bir parçacık mümkün. Ama ondan sonra defalarca bu kitap basıldı. Hala basılıyor ve Hasan Yüksel'in örnekli yazısı cevapsız kaldı. Bu bana intihalden daha büyük bir hadise, bir bir ahlak meselesi, bir sosyal mesele, eee, bir sosyal felaket gibi görünüyor.
Tamam, insanlar sıkışınca bir şeyler yapabilir. Bir İngiliz hizmetçisinin hadisesi geliyor aklıma. Zengin 20 pound bırakmış. Hizmetçi fakir ama aptal değil. Anlamış denendiğini. Eee, efendisine demiş ki, "Ay efendiciğim, beni böyle denemeyin. Ben fakirim, çoluk çocuğum var, çalarım." demiş.
Şimdi ben bu meselelerde çalmayı bir parça anlıyorum ama yani ondan sonra aynı kitabı yayınlamanın cevap vermeden yani adeta eee muhatapları aptal yerine koymanın mantığını anlayamıyorum.”
KUPÜRLER:
Tarih ve Toplum dergisinde, Akgündüz’ün doktora tezinin intihal olduğunu ortaya koyan Mayıs 1991 tarihli Hasan Yüksel’in makalesi.
Yorumlar (5)