Afrika'nın kadını 'Gine'de sıradan bir gün!
Hakkında pek bir şey yazılmamış, adını sıkça duymadığımız bir yere yolculuk yapacağız bugün. Afrika'nın batı kesiminde yer alan ve doğusunda Mali ve Fildişi Sahili, güneyinde Sierra Leone ve Liberya, kuzeyinde Senegal ve Gine Bissau ülkeleriyle batısında Atlas okyanusunun derin sularıyla sınırlarını belirlemiş bir ülke; Gine.
1
21
GİNE CONAKRY
Fransız sömürgeleri arasında bağımsızlığını ilk ilan eden (1958) ve resmi dili Fransızca olan bu ülke halkının %85'i Müslümanlığı benimsemiş. Neredeyse hiç turist almayan kent sadece meraklısını ağırlıyor. Ben de merak ettim ve bu bakir şehri en az yerli halkının turist görüp şaşırdığı kadar şaşırarak gezdim. Para birimi Gine Frangı olan ülkenin bağımsızlığını ilan edişiyle birlikte başkent olan Konakri'ye gittiğimde biraz karanlığın biraz da yol yorgunluğunun etkisiyle direkt otele geçtiğim için pek bir izlenimim olmamıştı.
2
21
Okyanusun uçsuz bucaksız görüntüsüyle uyanıp tropik meyvelerle taçlandırdığım oldukça güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra dışarı çıktım. Otelden ayrılıp da Konakri beni kıpkırmızı topraktan yollarıyla karşıladığı zaman burayla ilgili fikirlerim şekillenmeye başladı.
Kendisi olmaktan başka turist çekecek pek özelliği bulunmayan Gine'nin başkenti Konakri‘de kapısını tuttuğumda elimde kalacak hissi veren bir taksiye binip de gezmeye başladığımda kendimi tanıdık olmayan eski bir çağa sıçramış gibi hissediyor, etkileşimin bu denli hızlı olduğu bir çağda burası sanki her şeye yeni başlamış gibi, diye düşünüyorum.
3
21
Burada Madina Market'e doğru arkadaşlarımla yol alıyoruz. Gıdadan tekstile birçok şeyin bulunduğu şehrin en canlı yeri olan bu pazarda bizi sevecenlikle karşılıyorlar.
4
21
Öncelikle burası turist alan bir yer olmadığı için beyaz tenli gördüklerine şaşıran insanlar iletişim kurmak için başımıza toplanıyor ve bir de Türk olduğumuzu öğrenince bize Erdoğan'ı bildiklerini söylüyorlar. Burada Türkler seviliyor. Konakri'nin en güzel ve işlek caddesi üzerinde yer alan İstanbul Restoran’ı buluyoruz. Burası Konakri şartlarına göre çok iyi durumda ve en iyi hizmet veren işletmelerden biri. Restoran genel olarak temiz. Sadece işletme sahibi ve aşçıları Türk olan bu mekânda çok sayıda Gineli genç kız çalışıyor. Onlarla da konuşmak istiyorum, saçlarımı seviyorlar. Burada 5 senedir yaşayan Hataylı aile bizi çok güzel ağırlıyor aynı zamanda gideceğimiz yerler için de yardımcı oluyorlar.
5
21
Burada elektrik ve su çoğu yerde yok, olan yerlerde ise idareli kullanılıyor. Bu sebepledir ki evleri sokağa taşmış bu insanlar yemeklerini toparlanarak evlerinin önüne kurdukları kazanlarda beraberce muhabbet içinde yapıyor ve bulaşıklarını da nehir kenarında beraberce yıkayıp, çamaşırlarını yine sokaklarda kurutuyorlar. Nehir kenarında bulaşık ya da çamaşırlarını yıkayan insanlar görebilirsiniz. En iyi restoranlarında dahi su sıkıntısı var ve lavabo ihtiyacınız olduğunda bir bidonda biriktirilmiş suyu yanınıza almanız gerekiyor.
6
21
Paylaştığım okulun önünden geçiyoruz. Hava çok sıcak, öğrenim dışarda kilimlerin üstünde karatahtaya karşı gerçekleşiyor ama çocuklar pür dikkat öğretmenlerine kulak kesilmiş durumdalar. Belki de içlerinden Gine'yi daha iyi yerlere taşıyacak öğrenciler çıkacak.
7
21
Ülkenin hem sahip olduğu yer altı kaynaklarının şaşırtıcı düzeyde zengin oluşu hem de verimli topraklara ve iklim çeşitliliğine sahip oluşu buradaki imkânsızlıkları görünce daha da göze çarpıyor. Adının yerel dildeki anlamı 'kadın' olan Gine'nin yükünü de çoğunlukla kadınlar çekiyor.
8
21
Burada gezerken istisnasız sırtlarında çarşafla kucaklanmış bebek, başlarının üstünde bir takım şeyler taşıyıp satan kadınları her yerde görürsünüz.
9
21
Buradaki hatırı sayılır restoranlardan birini görüyorsunuz.
10
21
Bu da yol üstünde daha makul fiyatlar sunan bir kafe
11
21
İşte birbirinden renkli taptaze tropikal meyvelerin bulunduğu Madina pazarı.
Ülkede çöpleri geri dönüştürecek bir teknoloji olmadığı için çöpler şehirlerin her yerinde biriktirilip yakılıyor ve biriktirilen çöpler sürekli olarak alışılmadık kötü bir koku yayıyor.
12
21
Konakri'de insanlar çok cana yakın ve misafirperver. Onlar bizi gördüklerine biz onları gördüğümüze çok seviniyoruz.
13
21
Çeşitli ritüel ve törenlerde kullanılan ve manevi değerlere sahip Afrika maskelerinin yapımıyla başlayıp babadan oğula aktarılan ahşap oymacılık sanatı bugün de en yaygın sanat dalı Gine'de. Ben de emek emek yapılmış bu maskelerden bu egzotik şehri anımsatması için alıyorum.
14
21
Burada kadınların neredeyse tamamının saçları daha bebeklikten itibaren incecik şeritler halinde örülüyor.
15
21
Hemen her köşede birbirinin saçlarını ören kadınlara rastlayabilirsiniz. Ayrıca buradaki kadınlar düz saçlara sahip olmak için peruk kullanıyor, erkeklerse saçlarını sürekli kazıtıyor. Alışverişin bu kadar sade, dükkânların bu kadar şeffaf, insanların bu kadar hem birbirleriyle hem de sokakla iç içe bir hayatta tek bir organizma gibi yaşamasıyla Gine, tam bir cemiyet tipi toplum örneği ve bu toplumlarda hissedilen güven, samimiyet, sıcakkanlılık, sosyallik gibi tüm artıları da içinde barındırıyor. Aşağıda saçlarını ören genç kızlar ve bir berberin resmini paylaşıyorum. Ne dersiniz sizce de saç kesmek için gerekli her şeye sahip değil mi?
16
21
Futbolu abileriyle oynayarak öğrenen çocuklar... Yeri gelmişken söyleyeyim ki bu ülkede futbol çok önemli bir yer tutuyor. Futbol takımları oldukça başarılıyken çocukların hayalini iyi bir futbolcu olup Fransa'ya gitmek süslüyor. Futbol o kadar kutsal görülüyor ki hemen her sokakta iki taştan kale oluşturmuş olan çocukları koştururken görebilirsiniz. Üstelik trafik akarken bile çocukların oyunuyla duruyor ve oyunun yana kayması sürücülerce sabırla tepkisiz biçimde bekleniyor. Bu da önce şaşırıp sonra futbolu nereye koyduklarını görmemi sağlayan bir deneyim olmuştu.
17
21
Yorulana kadar sokaklarda yaşıtlarıyla kana kana oynamış, yorgunluktan nerde olsa uyuyan çocuklar. Hele o, oraya yatmadan önce terliklerini çıkarmasındaki zarifliği... Tarifi olmayan bir masumiyet.
18
21
Paylaştığımız ufacık şeyler için oyunlarını bozup peşimize takılan gülümsemeleriyle bize mutluluk aşılayan pırıl pırıl yüzler.
Anneleri pazarda satış yaparken yanlarında oynaşan bizi selamlayan çocuklar...
19
21
İşte böyle kanlı canlı, böyle umutlu, böyle olduğu gibi, böyle özenilesi bir saflıkta bu fakir ülkenin ışıl ışıl çocukları…
20
21
21
21