Adres: Kanada! ICRYPEX’in sahibi tutuklandı! Kardeşin 600 milyon dolarlık kaçışı!

Kripto para borsası ICRYPEX'in sahibi Gökalp İçer, uyuşturucu temini ve genç avukat Göksu Çelebi’yi olası kastla öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla tutuklandı. Ancak skandal burada bitmiyor! Şirketin mal varlığına el konulmadan önce ağabeyinin Kanada’ya kaçtığı, yanında ise 600 milyon dolarlık soğuk cüzdan olduğu iddia ediliyor.

Adres: Kanada! ICRYPEX’in sahibi tutuklandı! Kardeşin 600 milyon dolarlık kaçışı!

Türkiye'nin en çok bilinen yerli kripto para borsalarından biri olan ICRYPEX, sadece finansal piyasaları değil, adli ve siyasi çevreleri de sarsan büyük bir skandala sahne oluyor. Şirketin sahibi Gökalp İçer'in, genç avukat Göksu Çelebi’ye yönelik “olası kastla öldürmeye teşebbüs” ve “uyuşturucu temini” suçlamalarıyla tutuklanması, medyada geniş yankı uyandırdı.

Yargı ve Medya Arasındaki Çelişki

İlk sorgusunda serbest bırakılan İçer’in yeniden tutuklanması, Sabah Gazetesi'nin olayı manşete taşımasının ardından gerçekleşti. Bu gelişme, “medya müdahale etmese yargı süreci ne olurdu?” sorusunu akıllara getirdi. Olay, yargı ile medya ilişkilerinde ciddi çelişkileri gözler önüne serdi.

Gözden Kaçan 4 Gün: Mal Varlığına El Koyma Öncesi Neler Oldu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Temmuz 2025’te ICRYPEX hakkında adli işlem başlattı. Ardından MASAK raporu doğrultusunda şirketin banka hesapları, dijital cüzdanları ve taşınmazlarına el konuldu. Ancak kritik bir detay dikkat çekiyor:

27 Temmuz: Gökalp İçer hakkında tutuklama kararı verildi
31 Temmuz: Şirketin mal varlığına el konuldu
28 Temmuz: Gökalp’in ağabeyi Oğuzkaan İçer Kanada’ya uçtu

Bu gizemli 4 gün, kamuoyunun "varlık kaçırıldı mı?" sorusunu yüksek sesle sormasına neden oldu.

Soğuk Cüzdanla 600 Milyon Dolar mı Kaçırıldı?

Kripto para çevrelerinde konuşulan iddiaya göre, Gökalp İçer’in ağabeyi, soğuk cüzdanla birlikte 600 milyon dolarlık kripto varlığı yurt dışına çıkardı. Bu iddia henüz yargı tarafından doğrulanmasa da, Oğuzkaan İçer’in Kanada’ya gittiği ve hâlâ dönmediği, güvenlik kaynakları tarafından doğrulandı. Peki devlet bu riski nasıl gözden kaçırdı?

ICRYPEX'in uzun süre medya sponsorluğu yaptığı, aralarında Fatih Altaylı gibi isimlerin de bulunduğu gazetecilerin bu skandal karşısındaki sessizliği ise dikkat çekiyor. Medyada tarafsızlık ilkesinin ne kadar uygulanabildiği bir kez daha sorgulanıyor.

Gazeteci Faruk Bildirici’nin yorumu:

“Sponsor şirketin suçu gazeteciye ait değildir ama lekesi mutlaka düşer.”

Kripto Piyasasında Denetim Nerede?

Olay, yalnızca bir ceza davası değil; aynı zamanda Türkiye'de kripto para piyasalarının ne kadar başıboş ve denetimsiz kaldığını da gözler önüne seriyor. Özellikle milyonlarca dolarlık yatırımın döndüğü bu sektörde, MASAK, SPK ve BDDK gibi denetleyici kurumların rolü daha da tartışmalı hale geldi.

Kara Para, Medya ve Yargı: Üçlü Bir Çöküş mü?

Bu dava, finansal sistemin kara para ile ne kadar iç içe olduğunu, kripto paranın suç gelirlerine nasıl arka kapı olduğunu, medya-yargı ilişkilerinin şeffaflıktan ne kadar uzaklaştığını da deşifre ediyor.

Genç Bir Kadının Hayatı ve Kamu Vicdanı

Tüm bu finansal çıkarlar ve siyasi çalkantılar arasında bir gerçek asla unutulmamalı: Genç bir kadın avukat ağır şekilde yaralandı. Adaletin sağlanması sadece Gökalp İçer'in yargılanmasıyla değil, bu yapının tamamının sorgulanmasıyla mümkün olacak.