Ablasının kocasıyla evlenmişti! Gülden Karaböcek, 50 yıllık suskunluğunu bozdu! Neşe Karaböcek'in ihanet iddialarına yanıt verdi
Türk müziğinin usta isimlerinden Neşe Karaböcek, kaleme aldığı İşte Benim Masalım adlı kitabında kardeşi Gülden Karaböcek ve eşi Atilla Alpsakarya'nın kendisine ihanet ederek evlendiklerini kaleme aldı. Gülden Karaböcek, 50 yıllık suskunluğunu bozarak ablasının 'Enişteci' ithamlarına cevap verdi. İşte detaylar...
1
8
Türk müziğinin usta isimlerinden Neşe Karaböcek’in kaleme aldığı İşte Benim Masalım adlı kitabı, müzik dünyasında büyük yankı uyandırdı. Kitapta, Neşe Karaböcek’in eski eşi Atilla Alpsakarya’nın, boşanmalarının ardından kardeşi Gülden Karaböcek ile evlenmesi ve bu olayın yarattığı derin travma detaylı bir şekilde ele alınıyor. Neşe Karaböcek’in “ihanet” olarak nitelendirdiği bu olay, yıllardır konuşulmayan bir aile dramını yeniden gündeme taşıdı. Gülden Karaböcek ise 50 yıl boyunca koruduğu sessizliğini bozarak, ablasının iddialarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. İşte, Gülden Karaböcek’in açıklamaları ve bu çarpıcı olayın detayları.
2
8
Neşe Karaböcek’in Kitabı: İşte Benim Masalım ve İhanet İddiaları
Neşe Karaböcek, uzun bir süredir beklenen otobiyografisi İşte Benim Masalım’da, müzik kariyerinin yanı sıra kişisel hayatındaki dönüm noktalarını da samimi bir şekilde okuyucularıyla paylaştı. Kitapta, özellikle eski eşi Atilla Alpsakarya ile yaşadığı evlilik ve boşanma süreci detaylı bir şekilde yer alıyor. Neşe Karaböcek, boşanmanın ardından Atilla Alpsakarya’nın kısa bir süre içinde kardeşi Gülden Karaböcek ile evlenmesini “ihanet” olarak tanımladı. Bu olay, Neşe Karaböcek’in hayatında derin bir yara açarken, yıllarca içinde taşıdığı kırgınlığı da ilk kez kamuoyuyla paylaşmasına neden oldu.
3
8
Neşe Karaböcek, kitabın tanıtımı için düzenlediği basın toplantısında, kardeşi Gülden Karaböcek’i hala affetmediğini açıkça ifade etti. “Küçük bir şey, çok ayrıntılı anlatmadım. Onun da çocukları var, bizim de çocuklarımız, torunlarımız var. Hepsini düşünerek usturuplu bir şekilde yazmaya çalıştım. Kardeşimi hala affetmedim,” diyerek duygularını dile getirdi. Bu sözler, müzik dünyasında ve magazin basınında geniş yankı uyandırdı ve gözleri Gülden Karaböcek’e çevirdi.
4
8
GÜLDEN KARABÖCEK, SESSİZLİĞİNİ 50 YIL SONRA BOZDU
Yıllardır bu konuda suskunluğunu koruyan Gülden Karaböcek, 50 yılın ardından ilk kez konuştu ve ihanet iddialarına yanıt verdi.
5
8
Sessizliğini bozan sanatçı, kardeşinin kitabına dair şu açıklamayı yaptı:
"Yakın zamanda yayınlanan bir anı kitabı üzerinden, yaklaşık 50 yıl önce yaşanmış olan ilişkiler üzerinden bir linç kampanyası yapılıyor olması bu açıklamayı zorunlu kılmıştır. Bu nedenle, ülkemizin bunca sorunu varken değerli vaktinizi aldığım için kusura bakmayınız."
6
8
"TÜM TARAFLARI DİNLEMEDEN BİR YARGIYA ULAŞMAK DOĞRU DEĞİLDİR"
Evlilik, hayat arkadaşlığı, sevgililik ilişkilerinde en az iki hikâye ve anlatıcı vardır; tüm tarafları dinlemeden bir yargıya ulaşmak doğru değildir. İlgili kitapta adı geçen taraflardan birisi olarak ben, yıllarca bu konuda konuşmamayı tercih ettim ve hâlâ aynı yaklaşımdayım. Adı geçen üç tarafın da çocukları, aileleri ve sevdikleri var; bu konuyla ilgisi olmayan hiçbir kişinin hayatlarının etkilenmesini tercih etmem.
7
8
"NAMUS, AHLAK GİBİ KAVRAMLAR SANKİ KADINLAR ÜZERİNE TAPULANMIŞTIR"
"Coğrafyamızda söylendiği gibi 'Kadının adı yoktur' İlişkilerde hep ön planda olan ve magazin dünyasında gündemde tutulan kadınlardır. Namus, ahlak gibi kavramlar sanki kadınlar üzerine tapulanmıştır; erkeklerin esamesi okunmaz. Kadınlar üzerinden fütursuzca söz söylenmesi, değerlendirme yapılması daha kolaydır. Genç bir kızın o yaşta 'ortada' kalması, önündeki rol modellerinin etkisi, zor durumda elinden tutandan etkilenmesi ve bazı zorunlu tercihler yapmak zorunda kalması dikkate alınmaz. Magazin dünyası da bunları değerlendirir, kullanır, tüketir, ferahlar ve bir kenara atar; ve sıradaki yeni gündeme geçer. Bu da kendi işleyişleri açısından gayet doğaldır."
8
8
"SUSARAK CEVAP VERMEYİ TERCİH EDERİM"
"Üzerinde tepinilmeye çalışılan iki kız kardeşin ve bir adamın hikâyesidir. Üç kişinin kişisel hayatına saygı duyulmasının ötesinde, üç kişinin aile üyelerinin bu durumdan hiç etkilenmemesi için susarak cevap vermeyi tercih ederim."
"HAKKIMI HELAL ETMİŞ DURUMDAYIM"
"İyilikleriyle, kişisel zaaflarıyla, hatalarıyla yaşanmış, üç kişiyi ilgilendiren bu hikâyede her tarafın birbiri üzerinde bıraktığı izler, emek, mağduriyetler ve yaralar vardır. Kendi adıma, her şeye rağmen hakkımı helal etmiş durumdayım; iç huzurum da yerinde. Diğer iki kişiden vefat edenin -varsa günahları - Allah affetsin; diğer kişinin de kalan ömrünü iç huzurla ve sağlıkla yaşamasını temenni ederim."