Abdullah Ağar'dan kritik İran analizi! "ABD'nin talepleri o kadar ağır ki, savaş İran için daha kabul edilebilir"
Güvenlik ve Strateji Uzmanı Abdullah Ağar, İran-ABD hattında giderek daralan diplomasi trafiğini ve "tampon bölge" haline gelen Irak denklemini analiz etti. Ağar, ABD'nin ağır taleplerinin İran için bir 'teslimiyet' niteliği taşıdığını belirterek; "İran için müzakereyle tasfiye olmaktansa, savaşmak daha rasyonel hale geliyor" dedi.
Stratejik analizleriyle tanınan Abdullah Ağar, Ortadoğu’nun en kadim ve en çetrefilli düğümlerinden biri olan İran-ABD-İsrail üçgenindeki stratejik kilitlenmeyi çarpıcı bir perspektifle ele aldı.
"GÜVENLİK ALGORİTMASI RESETLENMEK İSTENİYOR"
Abdullah Ağar, ABD’nin İran’dan taleplerinin sadece nükleer kapasiteyle sınırlı olmadığını, rejimin tüm varlık ve caydırıcılık doktrinini hedef aldığını vurguladı.
Uranyum zenginleştirmeden vekil güçlere, füze üretiminden deniz gerilla harbi doktrinine kadar uzanan listenin İran "Molla-Güvenlik Devleti" için bir son anlamına geldiğini belirten Ağar, şu tespiti yaptı:
"ABD aslında İran’a; bütün yayılmacı ve tehdit edici doktrinini çökerteceksin diyor. Bu durum, İran açısından bir silah sınırlaması değil, 'devrimin güvenlik algoritmasının resetlenmesi' demektir."
NEDEN TÜRKİYE DEĞİL DE UMMAN?
Müzakerelerin Umman’a taşınma isteğini "gürültü azaltma stratejisi" olarak tanımlayan Ağar, İran’ın Türkiye tercihinden kaçınmasının arkasındaki jeopolitik rekabete dikkat çekti. İran’ın, Türkiye’nin diplomatik prestijini artırmak istemediğini ve Suriye sahasından kalma bir "ihanet" travması yaşadığını ifade eden Ağar, Umman'ın daha sessiz ve tarafsız bir liman olarak görüldüğünü belirtti.
ASIL KIRILMA NOKTASI: BAĞDAT VE 2003 TRAVMASI
Analizin en çarpıcı bölümlerinden biri de Irak üzerinden yapılan okuma oldu. Ağar’a göre ABD’nin İran’ı tam olarak bastırması için önce Irak’taki kurumsallaşmış İran etkisini (DMO ve vekil ağları) söküp atması gerekiyor. Ancak bu durumun Washington için büyük bir risk barındırdığını ifade eden Ağar, şöyle devam etti:
"Bir rejim çöküşü senaryosu, Irak 2003 sonrası kaosu tetikleyebilir. ABD, Irak’ı destabilize etmeden İran’ı tam bastıramaz; ancak Irak’ı çözerse bu kez de kaçmaya çalıştığı batağa daha fazla saplanma riskiyle karşı karşıya kalır."
2026 SENARYOSU: NE TAM SAVAŞ, NE TAM ANLAŞMA
İsrail'in Trump yönetimini fırsat bilerek "tam bastırma" istediğini, ancak ABD'nin Çin ve Ukrayna gibi öncelikleri nedeniyle bu maliyete girmesinin zor olduğunu hatırlatan Ağar, kısa vadeli öngörüsünü paylaştı:
"Uzatılmış, kontrollü, eşik-altı bir stratejik gerilim."
Ağar’a göre; taraflar nihai kırılmanın maliyetini bildikleri için "müzakereyle tasfiye" ve "topyekûn savaş" seçenekleri arasında, gerilimi düşük yoğunlukta tutmaya devam edecekler.
Kaynak: Haber Merkezi
Gözler Umman'da! ABD ve İran arasında nükleer müzakere masasına oturdu
Beyaz Saray'dan İran açıklaması: Trump diplomasiyi "ilk seçenek" olarak görüyor


