911 kilometrelik sınır, tarihi bağlar ve yeni fırsatlar: Türk iş dünyasına Suriye önerisi

Suriye’de son dönemde oluşan yeni ekonomik tablo, Türk iş dünyasında dikkat çeken bir tartışmayı beraberinde getirdi. İş insanı Abdullah Karaca, risklere rağmen ülkede yatırım için “ciddi bir fırsat penceresi” oluştuğunu belirterek, özellikle Halep başta olmak üzere Türk yatırımcıların erken hareket etmesi gerektiğini söyledi.

911 kilometrelik sınır, tarihi bağlar ve yeni fırsatlar: Türk iş dünyasına Suriye önerisi

Suriye’de yıllardır süren savaşın ardından oluşan yeni ekonomik ve sosyal dengeler, Türk iş dünyasının radarına girmeye başladı.

Suriye'yi karış karış gezen iş insanı Abdullah Karaca gözlemlerini SuperHaber'e anlattı.

Karaca, Türkiye ile Suriye arasındaki tarihsel ve kültürel bağlara dikkat çekerek yatırım fırsatlarının her geçen gün daha görünür hale geldiğini söyledi.

Karaca, Türkiye ile Suriye arasında 911 kilometrelik sınır bulunduğunu hatırlatarak, “Halep başta olmak üzere birçok şehirde Osmanlı’nın izleri var. Tarihsel bağlar, yakın komşuluk ilişkileri ve sınır boyunca parçalanan aileler ile 100 yıldır buluşmayı hasretle bekliyor..." dedi.

YATIRIM İÇİN HAZIR ZEMİN

Suriye’de özellikle Halep’in öne çıktığını vurgulayan Karaca, savaş döneminde Türkiye’de yaşayan Suriyeliler ile kurulan bağların da yatırım sürecini kolaylaştırdığını belirtti.

Karaca, “Geçmişten bugüne gelen ilişkiler ve oluşan sosyal bağlar, yatırım ve ihracat için hazır bir ortam sunuyor” ifadelerini kullandı.

GÜVENLİK KONUSU

Bölgedeki en büyük soru işaretlerinden biri olan güvenlik konusuna da değinen Karaca, sahadaki değişimin dikkat çekici olduğunu söyledi.

“Güvenlik konusunda hızlı bir toparlanma etkileyici. Özellikle halkının 2/3 sine terörist ilan eden rejimin yıkılmasıyla hızlı bir şekilde güven ve huzur ortamı oluşmaya başladı. Siyasi riskler, her zaman her yerde var. Bununla birlikte Ahmed Şara ve ekibi halkın büyük çoğunluğunun temsilcisi ve tüm kesimleri kucaklayan bir imaj sergiliyor.” diyen Karaca, siyasi risklerin ise dünyanın her yerinde bulunduğunu ifade etti.

Yeni yönetimin kapsayıcı bir görüntü çizdiğini belirten Karaca, Ahmed Şara ve ekibinin toplumun geniş kesimlerine hitap eden bir yaklaşım sergilediğini dile getirdi.

YATIRIMCILARIN GÖZDESİ HALEP

Türk iş insanlarının sahadaki hareketliliğine de dikkat çeken Karaca, Halep’in ticari açıdan öne çıktığını söyledi. Başkent Şam başta olmak üzere farklı şehirlerde de Türk yatırımcıların aktif olmaya çalıştığını ifade etti.

“Suriye fırsat pazarı” ifadesinin altını dolduran Karaca, birçok ülkeye kıyasla daha cazip yatırım ve ihracat imkanları bulunduğunu belirtti.

TEKSTİL SEKTÖRÜ SURİYE’YE KAYABİLİR

Sahada halihazırda yürütülen projelere de değinen Karaca, Türk firmalarının birçok alanda aktif rol aldığını söyledi. Şam Uluslararası Havalimanı başta olmak üzere çeşitli sanayi ve inşaat projelerinde Türk şirketlerinin yer aldığını belirten Karaca, özellikle tekstil sektörünün önümüzdeki dönemde Suriye’ye kayabileceğini ifade etti.

ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER

Karaca’ya göre Türk yatırımcılar için en cazip alanların başında inşaat geliyor. Bunun yanı sıra enerji, altyapı ve kentsel dönüşüm projeleri de büyük fırsatlar barındırıyor.

Tekstil sektöründe artan maliyetler ve alternatif ülkelerde yaşanan sorunların Suriye’yi öne çıkardığını belirten Karaca, “Aslında tüm sektörlerde önemli fırsatlar söz konusu” dedi.

HABER MERKEZİ