5 kıtadan alimler İstanbul'da buluştu: "İslami Birleşmiş Milletler" önerisi
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, beş ülkenin veto hakkına dayalı mevcut BM yapısını eleştirerek, küresel barış için "İslami bir Birleşmiş Milletler" kurulmasını önerdi.
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından "Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler" temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 5 kıta ve 60 ülkeden akademisyen, alim ve araştırmacıları İstanbul'da bir araya getirdi. Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) açılışı yapılan ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer'in Kur'an-ı Kuran tilavetiyle başlayan sempozyuma; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve çok sayıda davetli katıldı.
Sempozyumda konuşan Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, insanlığın karşı karşıya kaldığı inanç, ahlak ve fıtri krizlere karşı İslam'ın ortak çözümler sunabileceğini belirtti. Dünyanın "küçük bir köy" haline geldiğini vurgulayan Karadaği, sorunların ve çözümlerin ortak olması gerektiğini söyleyerek İslam ümmetine Kur'an ve sünnete dayalı pratik birlik adımları atma çağrısında bulundu.
"İSLAMİ BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLER" ÖNERİSİ
Uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına katkı sunmak amacıyla "İslami bir Birleşmiş Milletler" kurulmasını öneren Karadaği, mevcut küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. Karadaği, "Bugünkü Birleşmiş Milletler sistemi, beş ülkenin veto hakkına sahip olması nedeniyle temelde ırkçı bir anlayış üzerine kurulmuştur" dedi.
Bu önerinin hayata geçirilmesi için alimler ve hukukçulardan oluşacak bir komite kurulmasını talep eden Karadaği, Müslümanların en büyük sorununun alternatif projeler üretememek olduğunu ifade etti. Ekonomi üzerinden örnek veren Karadaği, "Allah faizi haram kıldığında sadece 'faiz haramdır' demedi, 'Allah alışverişi helal kıldı' dedi. Önce alternatifi sundu, sonra yasağı getirdi" diyerek İslam'ın alternatif sunan yapısına dikkat çekti.
GAZZE'DEKİ SESSİZLİK VE BEDİÜZZAMAN'IN TEŞHİSİ
Konuşmasında Gazze'deki insani ve ahlaki krize de değinen Karadaği, uluslararası toplumun ve bazı Arap ülkelerinin bu adaletsizlik karşısında sessiz kaldığını ifade etti. Karadaği, "Gazze'ye baktığımızda, dünyanın sessizliğini gördüğümüzde bunun için başka bir delile ihtiyacımız yok. Adaletsizlik bütün sınırları aşmıştır" şeklinde konuştu.
Bediüzzaman Said Nursi'nin "Şam Hutbesi"nde İslam toplumunun karşı karşıya olduğu altı temel hastalığı teşhis ettiğini ve bunlara Kur'an'dan çözümler sunduğunu hatırlatan Karadaği, Nursi'nin sorunların merkezinde insanın "benlik" anlayışını gördüğünü ve düzeltmeye "ben"den başladığını belirtti.
TÜRKİYE'YE SURİYE TEŞEKKÜRÜ
Sempozyumda söz alan Suriye Başmüftüsü Usame er-Rıfai ise son iki yüzyılda Batı öncülüğünde yaşanan bilimsel ve teknolojik sıçramaların Müslüman toplumlarda din, ahlak ve bağlılık üzerinde olumsuz etkiler yarattığını savundu. Bediüzzaman Said Nursi'nin bu süreçte inanç ve değerlerin korunmasında önemli bir rol oynadığını belirten Rıfai, günümüzde de genç nesilleri şüphelerden korumak için devletlerin ve kurumların koordinasyon içinde eğitim müfredatları hazırlaması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında Suriye'deki gelişmelere de değinen Rıfai, Türkiye'nin desteğine teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk hükümetine ve Türk halkına teşekkür ediyoruz. Suriye'nin eski rejimden kurtulması ve yeniden inşa edilmesi sürecinde Türkiye'nin desteğini gördük" dedi.
Akademik oturumları 5-6 Ekim'de İstanbul'da devam edecek olan sempozyumda; "Yeni Dünya Düzeninde Medeniyet Tasavvuru", "Vahiy Merkezli Toplum ve Aile", "Modern Çağın Sosyal Meseleleri" ile "Modern Çağın Mânevî Meseleleri" başlıkları ele alınıyor.
Yorumlar