15 Temmuz bir kurtuluş savaşıdır

Fazıl Duygun, SuperHaber’de kaleme aldığı çarpıcı analizinde, 15 Temmuz’u sadece bir darbe girişimi olarak değil, Türkiye’nin işgal ve parçalanma projesine karşı verilmiş modern bir "Kurtuluş Savaşı" olarak tanımladı.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
15 Temmuz bir kurtuluş savaşıdır

Bugünlerde, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “1919-1923” arası milletçe verdiğimiz ve başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Osmanlı Türk Paşalarının yürüttüğü savaş için “Kurtuluş Savaşı-Milli Mücadele” tartışması sürüp duruyor. Bizde, her konuda karpuz gibi bölünme olmadan konu kabullenilmez, bunda da öyle olacak galiba.

Bence de, Rahmetli İdris Küçükömer-Kemal Tahir-Attila İlhan ve Halit Refiğ çizgisindeki “Milli Mücadele” tesbiti ve söylemi daha tutarlı.

Bu tartışmaya girmeye niyetim yok ama 15 Temmuz direnişimizin “gerçek bir Kurtuluş Savaşı, mücadelesi” olduğuna, bütün kalbimle inanıyorum.

Neden diyeceksiniz? Çünkü, 15 Temmuz, 1960’lardan, 2016’ya kadar, aydınlar, siyasetçiler ve bürokrasinin zihin bulanıklığı, çeşitli aldatmalar ve danışıklı “laik-anti laik” çatışmasıyla, önü açılarak, Türk milleti ve devletinin içine yerleştirilmiş, ABD-Batı ve Küreselci Sermayenin kullanışlı aparatı, kült-ezoterik bir yapılanma olan “FETÖ” terör örgütünün, Türkiye’yi içerden düşürme, bölme, parçalama stratejisi ve teşebbüsünün Akamete uğradığı, uğratıldığı bir gün de onun için. 1919-1923 arası verdiğimiz savaş, işgalci bir dış düşmana karşı verdiğimiz savaştı, düşmanlar belliydi ve eninde sonunda, düşmanı kovacaktı, bunu herkes biliyordu. Amma velakin, FETÖ gibi, 1500 yıllık İslam dünyası içerisinde “Haşhaşîlerden” bile daha sinsi ve tehlikeli bir yapılanma olan FETÖ’nün devleti ele geçirip, yıkıma götürmesiyle beraber, biz ve Müslüman âlemi belki bir yüzyıl daha kendine gelemeyecek ve daha da ezilecekti. Çünkü düşman bize benzeyenlerden müteşekkildi. Bizden görünüyordu ve bizi her şeyimizle fişlemişti.

15 Temmuz, ne 27 Mayıs, ne 12 Mart, ne 12 Eylül ve ne de 28 Şubat gibi, klasik darbelerden biri değildi. 15 Temmuz bir darbe teşebbüsü bile değildi, bilakis, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da ifade ettiği gibi bir “işgal ve iç savaş” teşebbüsüydü. 15 Temmuz için şunları söylemişti: “15 Temmuz darbe girişiminin amacı, Türkiye'yi dış işgale hazırlamaktı. 22 Temmuz 2016 . 15 Temmuz başarılı olsaydı, Türkiye yabancı güçler tarafından işgal bile edilebilirdi. 16 Temmuz 2021”

Nitekim, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2016-2020 yılları arasındaki ilk döneminde, Ulusal Güvenlik danışmanı, fanatik İsrail’ci destekçisi ve de FETÖ yandaşı olan, Hristiyan Siyonist John Bolton, 15 Temmuz gecesi FOX TV’de şu sözleri sarfetmişti:

“Türkiye'yi bu gece çökertemezsek bir daha asla... Darbe başarısız olursa, Türkiye Osmanlı gibi, dünya arenasında baskın bir güç olur.”

Evet, hakikat bu kadar ortada, bu yüzden “15 Temmuz”a, sıradan bir darbe teşebbüsü gözüyle bakamayız, 15 Temmuz, Türkiye’nin parçalanma ve tarihten silinme teşebbüsüydü ve milletimiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde, bu iç savaş ve işgal teşebbüsünü ezdi, geçti.

Peki, Türkiye 15 Temmuz’a nasıl geldi?

Onu da, geçmişte benimle yapılmış, “Fazıl Duygun, 17 Aralık'ı nasıl tahmin ettiğini açıkladı” başlıklı şu röportajdan ve X hesabımdaki uzun şu başlıktaki uzun twit zincirimden okuyabilirsiniz:

fazil-duygun

“15 Temmuz bir işgal teşebbüsü müydü? Yoksa bir darbe miydi? 15 Temmuz, hangi küresel güçlerin Türkiye üzerindeki çatışmasıydı? Bu süreçte işbirlikçi klikler kimlerdi? Gelin, 2014'te, Davutoğlu'nun başbakanlığa getirilmesinden-15 Temmuz'a giden süreci bir hatırlayalım.

Tıpkı, 17-25 Aralık, hukuk kılıflı FETÖ darbe teşebbüsünü, 16 ay öncesinden medyada ifade ettiğim gibi, 15 Temmuz öncesinde de, FETÖ’nün böyle bir teşebbüse kalkışacağını birkaç defa yazdım. Çünkü FETÖ’yü 1990’dan beri çok iyi tanıyordum.

Mesela, 15 Temmuz için bir muhabbette, şöyle bir tesbitimde olmuştu: 15 Temmuzdan, tam 1 hafta önce!

Ben: Reis çıkar ekrana "hadi millet! Meydanlara der, milyonlar meydanlara iner."

Ufuk Coşkun: İner mi sence?

Ben: Hiç şüphen olmasın. Ama beni esas düşündüren, devletin hâli. İnşaallah devlet,17-25'teki gibi gafil avlanmaz. Hani bunların ne yapacağını biliyordur da, bilmiyormuş gibi davranır.

fazil-duygun

Bunu nasıl biliyorduk peki?

Şundan dolayı: 15 Temmuz yaşanalı 10 yılı geçmesine rağmen, FETÖ hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değil. Bu yüzden de, AB, ABD ve İngiltere’nin, neden FETÖ’cülere böylesine sıkı korumaya aldığını da anlayamıyoruz. FETÖ, dünya tarihindeki en tehlikeli Örgütler Sabetyacılık+Kadıyanîlik+Haşhaşilik ve Opus Dei’nin kompleks bir karışımı bir yapılanmadır da, ondan dolayı.
FETÖ, sıradan bir örgüt gibi anlaşılırsa, 15 Temmuz da, sıradan bir darbe gibi anlaşılır ve bu Türkiye’nin geleceği için çok tehlikeli bir durumdur.
15 Temmuz gerçek anlamıyla “milletin topyekun ayağa kalktığı” bir “Kurtuluş Savaşıdır!”

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.