Yalçın Küçük'ün ardından... İşte kâh mizahi kâh tartışmalı ama en çok da iddialı çıkışları
Yalçın Küçük denince akla sadece kalın kitaplar gelmiyor; o aynı zamanda kurduğu devasa komplo teorilerinin, sert siyasi polemiklerin ve ezber bozan iddiaların mimarıydı. İşte ekranların o kendine has üsluplu, kırmızı kazaklı ve kalpaklı "teori makinesi" olarak hatırlayacaklar için akılda kalan en çarpıcı çıkışları:
Türk düşünce dünyasının en "aykırı" kutbu Yalçın Küçük, geride sadece onlarca kitap değil, aynı zamanda Türkiye’nin hafızasına kazınan, kimisi tebessüm ettiren kimisi ise fırtınalar koparan bir "iddialar arşivi" bıraktı.
Onu sadece bir akademisyen olarak değil, ekranların o kendine has üsluplu, kırmızı kazaklı ve kalpaklı "teori makinesi" olarak hatırlayacaklar için akılda kalan en çarpıcı çıkışları:
1. SABETAYİZM VE "İSİM" AVCILIĞI: HERKES DÖNME Mİ?
Yalçın Küçük’ün en popüler olduğu dönem, Türkiye’deki seçkinlerin kökenlerini sorguladığı "Tekelistan" ve "Şebeke" dönemiydi. Ona göre Türkiye’de tesadüf yoktu; sadece "Sabetayistler" (Dönmeler) vardı.
Yöntemi: Soyisimlerdeki "İbrani" tınıları, Şişli Terakki Lisesi mezuniyetleri ve aile mezarlıkları üzerinden devasa bir "gizli ağ" haritası çıkardı.
İddiası: Cumhuriyet elitlerinin, medyanın ve iş dünyasının önemli bir kısmının gizli bir inanç sistemine sahip olduğunu savundu. Bu tezleri, o dönem ana akım medyada reyting rekorları kıran tartışmalara dönüştü.

2. CHP VE KILIÇDAROĞLU’NA "HAİN" ÇIKIŞI
Siyasetin her rengine muhalefet eden Küçük, CHP’nin değişim sürecine en sert tepkiyi veren isimdi. Kılıçdaroğlu dönemi için kurduğu şu cümleler hala hafızalarda:
"Kemal Kılıçdaroğlu Atatürkçü değildir. Kılıçdaroğlu bir CHP hainidir."
CHP içindeki pek çok ismi (Eren Erdem, Barış Yarkadaş vb.) doğrudan "Fetullahçı" olmakla itham ederek, partinin ekseninden kaydığını iddia etti.

3. ÖCALAN’A SUİKAST VE BEKAA İTİRAFI
Küçük’ün en çok tartışılan ve hapis yatmasına neden olan ilişkisi PKK lideri Abdullah Öcalan ile olan görüşmeleriydi. Ancak o, bu konuda da şaşırtıcı bir iddia ortaya atmıştı:
"Öcalan'a yapılacak suikastı ona ben söyledim." Devletin operasyonlarını önceden haber verdiğini iddia ederek, hem devletin hem de kamuoyunun şimşeklerini üzerine çekmişti.

4. "KALPAK VE KIRMIZI KAZAK" SEMBOLİZMİ
Ergenekon davaları sırasında Silivri duruşmalarına kalpakla ve parlak kırmızı kazağıyla katılması, sadece bir giyim tercihi değil, bir "meydan okuma" biçimiydi. O kazağı, "devrimci bir duruş" ve "dikkat çekme sanatı" olarak tanımlıyordu.
5. HER ŞEYİ BİLEN "MÜTEAL" AYDIN
Yalçın Küçük için "bilmiyorum" kelimesi literatürde yoktu. Astronomiden tarihe, dinden dil bilimine kadar her konuda bir teorisi, her ismin arkasında bir "kod" vardı. Kimine göre "dahi bir kışkırtıcı", kimine göre "hayalperest bir teorisyen"di; ama kimse onun sıkıcı olduğunu söyleyemezdi.
Kaynak: Haber Merkezi
