Süper El Nino Türkiye yolunda... Tarihin en güçlüsü geliyor! Uzmanlar o ayı işaret etti: Kavurucu sıcaklar olacak...
Meteoroloji uzmanları, Pasifik merkezli küresel hava olayı "Süper El Nino"nun Temmuz ayından itibaren Türkiye’yi etkisi altına alacağını duyurdu. Prof. Dr. Orhan Şen, 1997 yılından bu yana görülen en güçlü dalganın yaklaştığını belirterek, yaz aylarında 40 dereceyi aşan ardışık sıcak hava dalgaları, sonbaharda ise şiddetli yağış, taşkın ve ani sel riskine karşı uyarılarda bulundu.
KÜRESEL TEHDİT TÜRKİYE KILAVUZUNDA: TEMMUZDA BAŞLIYOR
Doğu Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının anormal derecede artmasıyla tetiklenen küresel meteorolojik fenomen El Nino, bu kez "Süper" fazıyla geri dönüyor.
CNN Türk ekranlarında korkutan senaryonun detaylarını paylaşan Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, dünya genelinde hava dengelerini altüst eden bu sistemin Temmuz ayı itibarıyla Türkiye’de de etkilerini hissettirmeye başlayacağını açıkladı.
Yaklaşan dalganın sıradan bir meteorolojik hareketlilik olmadığını vurgulayan Şen, 1997 yılında yaşanan ve küresel çapta büyük hasarlara yol açan tarihi El Nino felaketinden daha güçlü bir etki potansiyeline sahip olunduğunu belirtti.
YAZIN KAVURUCU SICAKLAR, SONBAHARDA TAŞKIN RİSKİ
Prof. Dr. Orhan Şen’in çizdiği tahmin modeline göre, Türkiye yaz sonu ve sonbahar döneminde iki farklı ekstrem hava koşuluyla mücadele etmek zorunda kalacak.
Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında nefes aldırmayan, birbirini izleyen sıcak hava dalgalarının yurdu saracağını belirten uzmanlar, termometrelerin birçok bölgede kronik olarak 40 derece barajını aşacağını öngörüyor.
Ancak Süper El Nino’nun asıl yıkıcı yüzünün sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkması bekleniyor. Ani atmosferik değişimler nedeniyle düzensiz ve aşırı yağışların tetikleneceğini kaydeden Şen; taşkın, hortum ve büyük kentlerde ani sel olaylarının sıklığının ciddi oranda artacağını ifade etti.
KURAKLIK VE AFET RİSKİ KATLANIYOR
Uzmanlar, Süper El Nino’nun sadece hava sıcaklıklarını değiştirmekle kalmayıp, tarımsal üretimden su havzalarının yönetimine kadar geniş bir alanda düzensizliklere yol açabileceği konusunda hemfikir.
Küresel ölçekte kuraklık alanlarını genişleten ve ekolojik sistemlerde ani kırılmalar yaratan bu iklim olayına karşı şimdiden kentsel altyapıların, özellikle sonbahardaki sel riskine karşı gözden geçirilmesi gerektiği tavsiye ediliyor.
İklim krizinin etkisiyle frekansı ve şiddeti artan bu tür doğa olayları, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin en sıcak ve hareketli gündem başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.