Küresel kriz ekonomik büyüme oranlarını düşürüyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu'daki savaşın etkileri nedeniyle küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesine göre bu yıl ve 2027'de keskin şekilde yavaşlayacağını tahmin etti. Ayrıca OECD'nin tahminine göre Türkiye ekonomisinin, bu yıl yüzde 3,1 ve 2027'de yüzde 3,8 büyümesi bekleniyor.
OECD, Ekonomik Görünüm raporunu 3-4 Haziran'da düzenlenen OECD Bakanlar Konseyi Toplantısı kapsamında "Baskı Altında" temasıyla yayımladı. Rapora göre, ABD/İsrail-İran Savaşı küresel ekonominin dayanıklılığını sınarken, savaşın ne kadar süreceği ve boyutuna ilişkin belirsizlikler devam ediyor. Savaşın sona ermesinden sonra dahi hasar gören altyapı ve ulaşım yollarının yeniden inşası ve tedarik zincirinin dünya çapında yeniden normale dönmesinin aylar sürebileceği, bu durumun da ekonomi üzerinde bir süre daha baskı hissedilmesine yol açacağı tahmin ediliyor.
ORTA DOĞU KRİZİ EKONOMİLERİ VURDU
Özellikle Körfez ülkelerinde önemli ölçüde sekteye uğrayan petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), tarımsal ve endüstriyel girdi fiyatlarının artması birçok ülkede enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, Orta Doğu'dan yapılan ithalata bağımlılıkları nedeniyle birçok Asya ekonomisi mevcut ve olası şoklara en doğrudan maruz kalan ülkeler arasında yer alıyor. Olağanüstü belirsiz durum nedeniyle OECD, raporunda küresel ekonominin gelecek 18 ay içinde nasıl gelişebileceğine yönelik 2 senaryoya yer verdi. Bu senaryolar büyük ölçüde enerji krizinin seyrine, çatışmaya kalıcı bir çözüm bulunmasının ne kadar süreceğine ve bunun sonucunda alınacak politika önlemlerine göre değişiklik gösteriyor. Savaşta kalıcı ateşkes sağlanması ve enerji fiyatlarında daha fazla düşüş olması durumunda küresel ekonomik büyümenin biraz daha yüksek olması bekleniyor. Bu kapsamda, yılın ikinci yarısından itibaren petrol, gaz ve gübre fiyatlarında yüzde 10'luk ek düşüşün 2027 küresel ekonomik büyümesini 0,1 puan artıracağı ve enflasyonda 0,3 puan düşüş sağlayacağı öngörülüyor.
BELİRİSİZLİK EKONOMİLER ÜZERİNDE BASKILARI ARTIRIYOR
OECD, "uzun süreli kesinti" senaryosunda ise 2027'nin ilerleyen dönemlerine kadar barış sağlanamaması durumunda ortaya çıkabilecek olası maliyetler çerçevesinde Körfez ekonomilerinde enerji üretimi ve ihracatında şu anda yaşanan kesintilerin 2027'nin ikinci yarısına kadar devam edeceğini ve daha sonra kademeli olarak azalacağını varsayıyor. Bu senaryoya göre, Körfez ülkelerinin ürettiği enerji ürünleri, tarımsal ve endüstriyel ürünlerde ciddi kıtlık yaşanma olasılığı yüksek ve bu durumun verimlilik düşüşü ve azalan yatırımlar yoluyla potansiyel üretim üzerinde kalıcı etkileri olabileceği değerlendiriliyor. Senaryoda, küresel enflasyonun bu yıl 0,4 puan ve 2027'de 1,3 puan artabileceği ve politika faizlerinin birçok ülkede 50-75 baz puan yükseltilebileceği öngörülüyor. Öte yandan; OECD'nin tahminine göre Türkiye ekonomisi, bu yıl yüzde 3,1 ve 2027'de yüzde 3,8 büyüyecek. Örgüt, martta yayımladığı raporda Türkiye ekonomisinde büyümenin bu yıl yüzde 3,3 ve 2027'de yüzde 3,8 olacağı tahmininde bulunmuştu. Dezenflasyon sürecinin devam etmesiyle Türkiye'de yıllık enflasyonun 2027'nin ilk yarısında yüzde 20'nin altına inmesi bekleniyor ancak Orta Doğu'da gerilimin tırmanması ve olası fiyat baskılarının enflasyonun yavaşlama süreci için önemli bir risk olduğu değerlendiriliyor.