Gülistan Doku soruşturmasında sorgudan sızan şok detaylar: Eski Vali Tuncay Sonel'e 78 soru soruldu, hepsine aynı cevabı verdi!
Gülistan Doku dosyasında yıllardır karanlıkta kalan noktalar, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutuklanmasıyla sonuçlanan 78 soruluk tarihi sorguyla gün yüzüne çıktı. Sonel'e "K noktalarındaki kameraların neden değiştirildiği ve silinme talimatının kimin verdiği" soruldu. Sonel bu ve diğer 78 soruya "iftira, kurgu ve itibar suikastı" cevabını verdi. İşte 78 soruluk sorgunun satır başları ve dosyanın seyrini değiştiren o detaylar:
SİM KART SKANDALI VE OTOBÜSLE DELİL SEVKİYATI
Sorgunun en kritik başlıklarından birini, kayıp Gülistan Doku’ya ait sim kartın akıbeti oluşturdu. Vali Sonel, delil niteliği taşıyan sim kartı resmi adli makamlar yerine, Ankara’daki sivil bir şahsa (Gökhan Ertok) gönderdiğini itiraf etti.
Kartın emniyetin siber birimleri yerine neden bir şahsa, üstelik kargo yerine bir yolcu otobüsüyle gönderildiği sorusuna Sonel, "insani refleks" ve "hızlı sonuç alma" yanıtını verdi. Savcılık ise resmi kayıt zincirinin neden devre dışı bırakıldığı ve delilin neden usulsüz yöntemlerle taşındığı üzerinde durarak "delil karartma" şüphesini derinleştirdi.
SİLİNEN KAYITLAR: KAMERA VE HASTANE VERİLERİNDE "PROFESYONEL" MÜDAHALE
Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün ve öncesine ait dijital verilerin akıbeti de Sonel’e soruldu. Ulusal Kriminal Büro incelemesinde köprüyü gören kameraların aktif olduğu anlaşılmasına rağmen, emniyet tutanaklarında neden "arızalı" yazıldığı ve bu kayıtların kimin talimatıyla silindiği sorgulandı. Ayrıca, Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydının POLNET sisteminde görünmesine rağmen hastane veri tabanından "profesyonelce" silinmiş olması, sorgunun en ağır maddeleri arasındaydı. Sonel bu konuda bilgisinin olmadığını savunurken, savcılık "bilişim sistemindeki verileri bozma" suçlamasını tutuklama gerekçesine ekledi.
OĞLU MUSTAFA TÜRKAY SONEL HAKKINDAKİ AĞIR İSTİHBARATLAR
Sorgunun en sarsıcı bölümü, Vali Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki iddialardı. Savcılık; gizli tanık beyanlarına dayanarak, oğul Sonel’in Gülistan Doku ile ilişkisi olduğu, hamilelik iddiası bulunduğu ve olay günü bölgede silahlı şekilde görüldüğü yönündeki iddiaları sordu. Bazı tanıkların "birini vurdum" dediği yönündeki anlatımları ve cesedin valilik aracıyla taşınarak Pertek hattına gömüldüğü iddiaları karşısında Sonel, bu suçlamaları "alçakça bir iftira" olarak nitelendirdi. Oğlunun "karıncayı bile incitmeyecek bir genç" olduğunu savunan Sonel, tüm süreci bir "itibar suikastı" olarak tanımladı.
"KARA KUTU" KORUMA POLİSİ VE ŞÜPHELİ PARA TRAFİĞİ
Vali Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun dosyadaki rolü sorgunun odak noktalarından biriydi. Eroğlu’nun sadece bir koruma değil, sim kartın gönderilmesinden şüpheli şahıslara yapılan para transferlerine kadar "kara kutu" gibi hareket ettiği öne sürüldü. MASAK kayıtlarında tespit edilen Gökhan Ertok’a yönelik para transferlerini "harçlık" veya "yardım" olarak açıklayan Sonel, resmi bir kamu işi için neden şahsi hesabından ödeme yapıldığı sorusunu yanıtsız bıraktı.
78 SORUYA TEK TİP YANIT
Sorgu boyunca yöneltilen 78 spesifik soruya rağmen Tuncay Sonel’in savunma hattı değişmedi. Tüm suçlamaları reddeden Sonel, "iftira ve kurgu" çerçevesinde yanıtlar verdi.
Ancak savcılık; "suç delillerini yok etme, gizleme ve resmi belgeyi bozma" gibi ağır suçlamalarla Sonel’i mahkemeye sevk etti. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski vali cezaevine gönderilirken, Gülistan Doku dosyasında 6 yıl sonra başlayan bu yeni dönem, devlet içindeki "örtbas" iddialarının yargı eliyle çözülmeye başlandığı bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.