Gonca Vuslateri, anneliğin sadece sevinç değil, aynı zamanda derin bir iç hesaplaşma getirdiğini vurguluyor. "İnsanın evladından öğreneceği o kadar çok şey var ki. Evlat, insanı terbiye eder; kendindeki yanlışları bir bir önüne serer. Bu, hepimiz için muazzam bir şans," diyor oyuncu.
Gonca Vuslateri, kızı Asya için Cihangir'i terk etti! "Bahçemde tilki ve sansar var" deyip taşındığı semti anlattı
Gonca Vuslateri, annelik yolculuğunun getirdiği değişimle hayatında radikal bir dönüşüm yaşadı. 2024'ün mart ayında Levent Yaşar ile evlenen ünlü oyuncu, nisan ayında kızı Asya'yı kucağına alarak ilk kez annelik heyecanı tattı. Cihangir'in hareketli ritminden uzaklaşan Vuslateri, doğayla iç içe bir yaşam için Sarıyer'i seçti. Ünlü oyuncu, "Çocuğumun yeşillikler arasında büyümesini istedim," diyerek kararının nedenini anlattı.
Asya'nın varlığı, Vuslateri'nin hayatını yeniden şekillendirirken, ona sabır ve farkındalık gibi hediyeler sunmuş. Bu samimi itiraf, birçok anne için ilham kaynağı oluyor ve Gonca Vuslateri annelik hikayesi'ni sosyal medyada gündem yapıyor.
Cihangir'in beton ormanından sıyrılıp Sarıyer'e taşınan Gonca Vuslateri, yeni evinin bahçesinde kuduz riski taşıyan tilkiler ve sansarlarla iç içe bir hayatı kucakladı. "Taşındım Sarıyer'e, ormanlara daldım. Bahçemde tilki, sansar... Gittim ben gittim, çocuğu ormanda yetiştiriyorum artık," diye esprili bir dille anlatıyor bu macerayı.
Gonca Vuslateri'nin Sarıyer'deki yeni evi, oyuncunun doğa tutkusuyla örtüşen bir sığınak haline gelmiş. Az yeşillik, çok kaldırım olmayan bu semt, Vuslateri'ye huzur verirken, Asya için ideal bir oyun alanı sunuyor.
Oyuncu, taşınma kararının arkasındaki motivasyonu şöyle açıklıyor: "Az yeşillik, çok kaldırım ve bina değil; daha çok ormanlı bir yere geçtik. Bu bize inanılmaz iyi geldi. Bahçeyle uğraşıyorum, toprakla haşır neşirim."
Gonca Vuslateri çocuk için Sarıyer tercihi'ni, ekonomik durumuna rağmen erişilebilir bir lüks olarak tanımlıyor. "Çocuk için önemli olan, ağaçlarla ve toprakla vakit geçirebileceği ortamlar. Bu, lüks bir tanım olmasın ama bizim için vazgeçilmez," diyor. Bu yaklaşım, modern ebeveynlikte doğanın rolünü vurgulayan bir manifesto gibi duruyor.