Yandex
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Kabine toplantısında neler konuşuldu? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş sonrası flaş mesajlar: "Silah sahipliğinin sınırlandırılması için ilave düzenleme yapılacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırıları sonrası, gerekli düzenlemelerin yapılacağı mesajını verdi. Ateşli silahla ilgili düzenlemeye dikkat çeken Erdoğan, "Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın gündeminde ağırlıklı olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılar vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;

Adalet ve ulaştırma alanında güncel gelişmelerin yanı sıra okullarımızda yaşanan silahlı saldırıları ele aldık. Menfur saldırıların hayattan koparttığı öğrencilerimize ve öğrencilere kendisi siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Allahtan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın ailelerine sabır diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerin hüznünü paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım eşini, kardeşini, annesini, evladını yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının hiç bir zaman sönmeyeceğini biliyoruz. Siverek'teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14'ü taburcu edildi, 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavileri devam ediyor. Yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş'taki olayda ise 9 vefat ve 21 yaralımız vardı. 15'i taburcu edildi, 3'ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor.

"MİLLETÇE YABANCISI OLDUĞUMUZ BİR DURUM"

Saldırılar sadece Kahramanmaraş'ı, Siverek'i değil 86 milyonu etkiledi. Milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu. Kahramanmaraş'a düşen ateş diğer vilayetlerimizin de kalbine düştü. Saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı Kahramanmaraş'a gönderdik, kabine üyelerimiz ve genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerin yanında oldu. Bir yandan yaralılara acil müdahale yapılırken milli eğitim, siber güvenlik, istihbarat birimlerimiz çalıştı. Hiç bir ihtimal dışlanmadan her iki saldırı da araştırılıyor, dijital ayak izleri de takip edilerek kimlerle irtibat içinde oldukları, kimlerden etkilendiklerinin detayları çıkartıldı. Siverek'teki olayla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Kahramanmaraş'taki olayda kullanılan silahların sahibi olan babası tutuklandı. Ben de süreci yakından takip ettim, sonraki süreçleri de yakından takip edeceğim.

Dijitalleşme ve küreselleşmenin sorunlarının ülkemizi de sirayet ettiği ve gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösteriyor. ABD'de gerçekleştirilenlere başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda bunların amaçlarından birini toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler bunu yaparak terör örgütleri gibi toplumda infial uyandırmayı hedefliyor.

"KİMSENİN AİLELERİMİZİ TEDİRGİN ETME HAKKI YOK"

Bu olayda kimi medya organlarımız, kimi örgütlerimiz, kimi siyasetçilerimiz, pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın. Olay anlaşılmadan hükümetimize karşı kampanya başlatılmanın hangi haklı gerekçesi olabilir. Neden sivil toplum kuruluşlarımız hedef tahtasına konur. Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana ve ahlaka sığar. Ana muhalefetin aktörlerinin aklına ilk Ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak gerekiyor. nedir bu telaş ve acele. Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.

Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra, infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah’a hamdolsun, bunu yapacak birikime de iradeye de tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.

Aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, medya içeriklerini birlikte ele almak zorundayız. Okulların adeta kışlaya çevrilmesi, okulların asli yapısını bozacak bir şey yapmamalıyız. Bugün çocuklarımızın çoğunun anne ve babasıyla geçirdiği zaman, ekran sürelerinden daha az. Dijital öğretmenler, dijital ebeveynler, evlatlarımızın karakterine, gelişimine daha fazla etki ediyor. Sosyal medya platformları kanalizasyona dönüştü.

"OKULLARIMIZIN GÜVENLİĞİ ÖNCELİĞİMİZDİR"

Şiddet kültürün mikropların tehisinde ne kadar isabetli olursak tedavisinde de o kadar başarılı oluruz. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülmeyecek kadar çok katmanlı sınama bulunuyor. Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken, diğer odadaki çocuklarımızın dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler, dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına ve karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihnini iğfal ettiği sosyal medya platformunun kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor.

Şunun bilinmesini isterim: Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanısıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü, eğitim boyutlarıyla bu meseleye yaklaşmamız mümkündür. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde varlığımızı yapay zekadan da destek alarak daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları bugün verdim.

Burada özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Aile kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun parçası olmayı ailede öğrenir. Aile kültür, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektebidir.

"BAZI İLAVE ADIMLAR ATACAĞIZ"

Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin nedeni budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyuma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının sadece kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Bu konuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için 2 yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa sürede devreye alacağız.

Öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, krizi ve sınıf içi mücadele eğitimi vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu ve değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden ve etkili şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hâle getireceğiz.

Kurucu kodlarımıza sahip çıkma konusunda özensiz davranıldı. Özellikle küresel despotizme dönüşen LGBT akımıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri fırsatı cinsiyetsizleştirme akımının önünü açmak için kullandı. Bize köşelerinden özgürlük dersi vermeye kalktılar. Hükümetimizin nesilleri aileyi koruma politikaları yaylım ateşine tutuldu.

Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Aileyi iyiliği merkeze alan yapımlara ekranlarda yer verilmesi gerekiyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla daha taviz üzerlerine gitmekte kararlıyız.

Bir diğer konu ateşli silahlar meselesidir. Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. İlave hukuki düzenlemeleri sağlayacağız. Bizim bu ülkenin çocuklarına sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz.

Kaynak: Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine toplantısı Ankara Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Şanlıurfa Kahramanmaraş Saldırı Sosyal Medya Şiddet Okul Psikoloji Güvenlik
Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Yazarlar
Son Dakika Haberleri
Yerel Haberler
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Dünya
Spor
Magazin
Seyahat
Yaşam
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Medya
Eğitim
Popüler Haberler
Savunma
Sayfalar
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası
Künye
İletişim
Hukuka Aykırılık Bildirimi
Kullanım Şartları