Yandex
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Cumhurbaşkanı Erdoğan OECD Beceriler Zirvesi'nde duyurdu: Gençlerimize yeni destekler sunacağız!

İstanbul'un ev sahipliği yaptığı dev zirvede konuşan Erdoğan, 2050 yılında 25 trilyon dolara ulaşması beklenen robot piyasasının iş gücü piyasasında ezberleri bozacağını söyledi. 'Yapay zekânın talimat verdiği bir dünyada insan unsurunun yerini nasıl yönetileceği büyük bir muammadır' diyen Cumhurbaşkanı, eğitimin ve becerilerin yeniden tasarlanması için küresel iş birliği çağrısında bulundu. İşte o konuşmadan satır başları...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, teknoloji ve yapay zekâ ekseninde şekillenen yeni dünya düzenine dair kritik mesajlar verdi.

Robotik teknolojilerin iş gücü piyasasını kökten değiştireceğini belirten Erdoğan, "insani becerilerin" geleceğin en büyük belirleyicisi olacağını vurguladı.

"DÜNYA KESKİN BİR DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji ve yapay zekâ öncülüğünde yaşanan değişimin durdurulamaz bir dalga olduğunu ifade etti. Bu süreci sağlıklı yönetmenin karar alıcıların asli görevi olduğunu belirten Erdoğan, "İstihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Ülkelerin başarısını belirleyecek yegâne unsur insani beceriler olacaktır," dedi.

ROBOTİK PİYASASINDA DEVASA BÜYÜME: 25 TRİLYON DOLAR

Robotik teknolojilerin yaygınlaşmasının getirdiği endişelere değinen Erdoğan, çarpıcı rakamlar paylaştı:

Mevcut 100 milyar dolarlık küresel robot piyasasının 2050'de 25 trilyon dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor.

"Yapay zekânın talimat verdiği, robotların uyguladığı ve üretim süreçlerinde insan unsurunun olmadığı bir durumun nasıl yönetileceği büyük bir muammadır," diyerek gelecekteki olası risklere dikkat çekti.

BİLGİ VE EĞİTİMDE "GÜNCELLEME" ŞART

Güncelliğini yitirmiş bilginin bir "yük" olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, eğitimin paydaşlarına şu çağrıda bulundu:

OECD verilerine göre birçok ülkede öğrenci becerilerinde gerileme yaşandığını ve eğitimin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.

Günümüzde öğrenmenin sadece okul sıralarıyla sınırlı olmadığını, hayatın tamamına yayılan dinamik bir süreç olduğunu vurguladı.

OECD ülkelerinde çalışma çağındaki nüfusun azaldığını ve bazı sektörlerde personel bulma sıkıntısının (Türkiye dahil) tüm ekonomileri zorladığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları;

Sayın genel sekreter, bakanlar, uluslararası kuruluşların değerli temsilcileri sizleri hürmetle selamlıyorum. Zirve münasebeti ile sizleri kıtaların buluşma noktası olan İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Sizleri misafir etmek, böyle bir zirveye ev sahipliği yapmak gurur vesilesidir. Misafirlerimize şahsım milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

"DÜNYA KESKİN BİR DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR"

Sizlerin de takip0 ettiği üzere dünya teknoloji ve yapay zeka öncülüğünde keskin bir dönüşüm yaşıyor. Bunun insanlığa neler kazandırıp neler kaybettirdiğinin hesabını akademisyenlerimiz yapmakta ama bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi sağlıklı şekilde yönetmek bizim elimizde. Bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. Bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü zemin oluşturacaktır. İstihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojideki gelişime paralel olarak üretim içimleri değişiyor, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. Ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun insani becerilerin olacağı anlaşılıyor.

"YAPAY ZEKA BERABERİNDE ENDİŞE GETİRDİ"

Uluslararası araştırmalar OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma alanındaki nüfusun azaldığını gösteriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken personel bulmakta zorluk çekiliyor. Ülkemiz dahil tüm ekonomiler tecrübe etmekte. Robotik teknolojilerin yaygınlaşması çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolardan 2050'de 25 trilyon dolarlık pazara dönüşeceği öngörülüyor. Yapay zekanın talimat verdiği robotların uyguladığı, üretim süreçlerinde inşa unsurunun olmadığı durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.


Beceriler zirvesinde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevreleri olmak üzere hepimize ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun farkındayız. Güncelliğini kaybetmiş bilgi sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Uygulayıcısı, alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımıza ayak uydurması gerekiyor. OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrenci temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, eğitimin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmakta. Günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. İnsanlar iş hayatında geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacağı görülüyor.

"İSTİHDAM ALANINDA EZBERLER BOZULUYOR"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile OECD arasındaki yakın işbirliğinin önemine değinen Erdoğan, küresel diyalog zemininin her zamankinden daha kritik olduğunu ifade etti.

Özellikle iş gücü piyasasındaki dönüşüme işaret eden Erdoğan, "Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"ZİRVENİN TEMASI OLDUKÇA İSABETLİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin "nesiller arası yeteneğin ortaya çıkarılması" olarak belirlenen ana temasını oldukça isabetli bulduğunu belirterek, yapılacak oturum ve değerlendirmelerin küresel beceri politikalarına katkı sağlamasını temenni etti.

Konuşmasında İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliğine de değinen Erdoğan, konukların şehri tanıma imkanı bulacaklarına inandığını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti;

Uluslararası araştırmalar OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösteriyor. Nüfusumuz giderek yaşlanırken iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm, beceri talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir.

Bakınız şurası son derece dikkat çekicidir; küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050’ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına 'karanlık fabrika' denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı, dolayısıyla üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı ve hatasız üretim imkanı sunarken diğer taraftan da ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece karanlık fabrika gerçeğine bakmak bile iş gücü açısından sanayi devrimine benzer bir değişim dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu görmek için fazlasıyla yeterlidir. Beceriler Zirvesi’nde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum.

"BİLGİYE SAHİP OLMAK KADAR ONU İŞLEMEK DE ÖNEM ARZ EDİYOR"

Şüphesiz eğitim, her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi, sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak, dönüştürmek ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısıyla eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor.

Burada şu çarpıcı gerçeğe dikkatlerinizi çekmek istiyorum; OECD’nin yaptığı değerlendirmelere göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme; hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor.

Nazarı dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur; 2030’da dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranının dörtte biri bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, 'her koyun kendi bacağından asılır' sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor.

"AİLE BAĞLARIMIZIN HALEN DİRİ OLMASI, BİZE AVANTAJ SAĞLAMAKTADIR"

Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesesini çeşitli projelerle güçlendirirken diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemiyle kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz.

Üzerine titrediğimiz hususlardan biri de yetişkinlerin eğitimidir. Yetişkinlerin becerilerini güncellemesi, yeni alanlarda yetkinlik kazanması ve değişime uyum sağlayabilmesi hepimiz için kritik önemdedir. Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır. Daha açık bir ifadeyle hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecektir. Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını yalnızca ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez.

"KADINLARIN İŞ GÜCÜNE KATILIM ORANINI YÜZDE 34,7’YE ÇIKARDIK"

Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı.

Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı da kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik.

Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Yine bu süreçte çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyasıyla irtibatını artırıyoruz. 6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız 'Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı' bunlardan biridir.

Recep Tayyip Erdoğan
Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Yazarlar
Son Dakika Haberleri
Yerel Haberler
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Dünya
Spor
Magazin
Seyahat
Yaşam
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Medya
Eğitim
Popüler Haberler
Savunma
Sayfalar
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası
Künye
İletişim
Hukuka Aykırılık Bildirimi
Kullanım Şartları