Beste Açar ile İpek Açar Kömürcü arasında "telif" savaşı: Kayahan'ın şarkıları "sahte imza" ile mi devredildi?
Kayahan'ın kızı Beste Açar ile üvey annesi İpek Açar Kömürcü bu kez de telif hakkı nedeniyle gerildi. Beste Açar babasının şarkılarının sahte imza ile İpek Açar'a devredildiğini iddia etti.
Kayahan'ın kızı Beste Açar ile üvey annesi İpek Açar arasında bu kez de telif savaşı yaşanıyor.
Beste Açar, babasının şarkılarına ait telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar Kömürcü'ye devredildiğini iddia ediyor.
Açar. bu gerekçeyle üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu.
Özel bir kriminal tetkikat bürosu, yapılan incemelede belgelerdeki imzaların Kayahan'ın el yazısı olmadığını belirtti.
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilen suç duyurusu dilekçesinde, "Öncelikle müvekkilin babası adına sahte imzalarla düzenlenen bu devir sözleşmesinin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Kurumunda olmadığından usule ve yasaya açıkça aykırı olan ve yok hükmünde olması gereken bu devir sözleşmesinin hukuken de yokluk hükmü kazanılması için MESAM'a gerekli işlemlerin başlatılması için birlikte hukuki olarak usule ve yasaya göre yokluk olan bu sözleşmeye işlem yapan memur ve personeller hakkında ivedilikle yasal soruşturmanın başlatılması ve suçu işleyen, ortak olan MESAM personelleri hakkında kamu davası açılması gerekmektedir. Her türlü şüpheden uzak, somut delil olarak sunulan kriminal bilirkişi raporlarında, devir sözleşmesi imzalarının sahte olduğu hususu sübuta ermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama tedbiri uygulanması gerekmektedir. Şüpheli İpek Açar'ın çok yakın tarihli sosyal medya paylaşımında, yurt dışına gideceği hususunu da bildirmiştir" ifadelerine yer verildi.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kayahan'ın kızı Beste Açar, "Aslında uzun zamandır gündemde olan, benim de sıklıkla ifade etmeye çalıştığım ancak süreç biraz yavaş ilerlediği için ben de Türkiye'de değil ve başka bir ülkede yaşadığım için döndüm ve avukatımla beraber hızlandırarak bu işi, olması gereken olacak diye düşünüyorum. Babamın vefatından sonra, bilirsiniz ki sanatçıların bağlı oldukları belli meslek birlikleri vardır. Eğer bir besteci ve söz yazarıysanız iki tane vardır, birini seçersiniz. Babamın seçmiş olduğu MESAM'a çok destekte bulundu. Babamın eserleri MESAM'da kayıtlıydı. Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Avukatım mahkeme aracılığıyla talep ettiği için geldi. Bununla ilgili bana hiç bir bilgi verilmemişti. Böyle gizli saklı şeylerin olduğunu seziyordum. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. '23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar'ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar'a devralan sıfatıyla devredilmiştir' diye bir kağıt geliyor. Neye istinaden siz bunları İpek Açar'a devrettiniz? Uzun bir süre bu kağıtlar bana verilmiyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. Gelen kağıtta babamın bugüne kadar sahip olduğu tüm şarkıların isimleri yazılı. En sonunda da böyle el yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. Babama ait olmadığına dair" diye konuştu.
Beste Açar'ın avukatı Onur Yağışan ise dava sürecine ilişkin, "Burada Merhum Kayahan Açar'ın imzası taklit edilerek bestelerinin büyük bir çoğunluğunun ücreti yasal mirasçılarının üzerine geçmiştir. Biz burada bilirkişi raporunda belge incelemesi yaptırdık uzmanından, Kriminal Polis Laboratuvarı Emniyet Müdürlüğü tarafından. Burada çok net bir şekilde imzaların Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: tv100