Keşke anlatmayı becerebilsem çelimsiz kelimelerimle...

Belki de son zamanlarda yazdığım en zor yazı bu…

‘Küçüğüm daha çok küçüğüm. Bu yüzden bütün hatalarım’ diye başlasam…

‘Seni kimler aldı, kimler öpüyor seni. Dudağında dilinde, ellerin izi var’ desem sonra.

Ama tam da o anda ‘Kan ter içinde uykularından uyanıyorsan eğer; her gece. Yalnızlık sevgili gibi boylu boyunca uzanıyorsa; koynuna’ gelir, gelecek elbette aklıma…

Sevdanın başında, sonunda, ortasında, sevgilinin varlığında, darlığında, yokluğunda yüreğe dokunan bir Sezen şarkısı var mutlaka hayatımda.

En coşkulu anların seyrinde, en mutlu zamanların keyfinde, en hüzünlü vedaların deminde; gölgesinde dinlendiğim – demlendiğim – derin bir soluk alıp nefeslendiğim bir Sezen şarkısı var…

Yüreğimi elime alıp, en acılı sevdaları ardımda bırakıp çıktığım hayata uzak, kendime yakın içsel – düşsel yolculuklarda; ‘Yürüyorum düş bahçelerinde, gördüm düşümden büyük bahçe yok’ diyerek refakat etti o bana…

Tek başıma kaldığımda, kalabalıklardan bunaldığımda, kendime kapandığımda, o sineme akan, çağlayan sesiyle ‘Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte, acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette’ deyişi cesaret verdi hayatın tüm kötücüllüğünün inadına.

‘Bekliyorum, bekliyorum hadi gelin üstüme korkmuyorum’ diye bağırdım karanlığa…

İçimi ağarttı, ruhumu aydınlattı, başıma toplanmış ne kadar kara basan varsa tuttu sesiyle yakalarından, hepsini kovdu, kovaladı, dağıttı.

Bu ülkenin son kırk yılında aşka dair yazılmış en güzel şarkılarda, biliyorum hepimizin hayatında bir yerlerde mutlaka, sesiyle – nefesiyle – yüreğiyle Sezen vardı.

Belki de son zamanlarda yazdığım en zor yazı bu…

Bugün onun doğum günü. Çelimsiz kelimelerimle kutlamaya, o belki bin kez dokundu benim kalbime ve fakat bu defa da ben onun gönlüne dokunmaya çalışacağım.

Biliyorum yetmeyecek beceriksiz cümlelerim halet-i ruhiyemi anlatmaya; yapamayacağım…

Bu büyük halk ozanıyla aynı çağı, aynı zamanı, aynı toprakları paylaşmaktan, onu tanımış olmaktan duyduğum mutluluğu anlatacak sözleri bulabilsem – bilebilsem keşke…

Keşke yüreğimdeki Sezen’i anlatabilsem size…

Keşke…

Tüm yazılarını göster