“Çükün görevi bulduğu her deliğe girmektir.”

Başlık için herkesten özür dilerim. Peşinen birazdan okuyacaklarınız için de özür dilerim. Asla bu tonda konuşuyor olmak istemem. Bu kötü, terbiyesiz dil çukurunda debelenmek istemem. Hayır, kibirden değil, zararlı olduğundan. Zararlı, evet, bana ve dinleyenlere.

Başlıkta kullandığım cümle Sevan Nişanyan’a ait.

Sevan Nişanyan, danışanına cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 4 yıl 2 ay hapis cezası alan arkadaşı Psikoterapist Murat Peker’i savunmak için etti o lafı.

Sevan Nişanyan önce Facebook’ta şu mesajı paylaştı:

“Sekiz yıldır ‘terapi’ adı verilen iç dökme seanslarına gidip mahreminizi paylaştığınız birinin, faraza, en kötü ihtimalle, size ‘yürümesi’ yahut öpmeye kalkması, yahut çükünü çıkarıp göstermesinin vereceği net ZARAR nedir? Bir kariyer ve saygınlık için kırk küsur yıl emek vermiş birinin işini, mesleğini, hayatını, ailesini, insan ilişkilerini, itibarını bilerek, isteyerek, taammüden ve uzun vadeli ısrarla mahvetmenin vereceği ZARAR nedir?

İlkinin cezası 4 yıl ise, ikincisinin cezasının EN AZINDAN idam olması gerekir.

NOT: Sekiz değil beş yılmış, uçmuşum. İdam fenaymış, onu da bildirdiler sağ olsunlar.”

Twitter’da ise bir kullanıcı “Bir kariyer ve saygınlık için kırk küsur yıl emek vermiş biri kıytırık çüküne sahip çıkamıyorsa beter olsun bence. O kadar kariyerli ve saygın değilmiş. Çüküne sahip çıkamayan yavşağın tekiymiş” sözleriyle Seven Nişanyan’a itiraz etti.

Bu yorumu “Ninem ahlakı” sözleriyle küçümseyen ulu Nişanyan, “Çükün görevi bulduğu her deliğe girmektir. Aksini söyleyen yalan konuşur” dedi.

Gerçekten bunu söyledi. Gözlerimizle gördük.

Ulu Nişanyan’a söyleyecek bir söz yok aslında.

Dikkat etsin; erkek bedeninde de delikler var. Hani çükün görevi bulduğu her deliğe girmek ya… Size vereceği ZARAR nedir sonuçta?

Kadın bedenindeki delik sayısı, erkek bedenindekinden sadece bir fazla. Bu kadar hesap yapan biri bunu bilmiyor olamaz herhalde.

Tacizi dile getirip bir erkeğin itibarına ZARAR veren kadının idam edilmesini isteyecek kadar da şuursuz ve gözü dönmüş!

Ulu Nişanyan’a söyleyecek söz gerçekten yok.

Eşinin başından aşağı kendi dışkısını dökmüş biri sonuçta.

Şirince’de SİT alanındaki arazide iki kez mühürlenmesine rağmen kaçak ev yapan biri sonuçta.

Adi bir suçtan hapis cezası almış olmasına rağmen kendisini fikir suçlusu gibi pazarlamış biri sonuçta.

Tecavüzcülerin çoğunun büluğ çağında yolunu kaybetmiş âşıklar olduğunu iddia etmiş biri sonuçta.

Foça Açık Cezaevi’nden kaçan, Avrupa’ya kapağı atınca “Kuş uçtu” yazabilen sakillikte biri sonuçta.

Bizim memlekette kimse rezil olmadığı için kepazelikler devam etmekte.

Eşinin üstüne dışkı döken, SİT alanında kaçak ev yapan bir pişkini aydın diye bağrınıza bastığınız için cinsel tacizi bile meşrulaştıracak cesareti buluyor kendisinde.

‘Delik hesabı’ yapıyor, çüke ulu görevler veriyor.

Hiçbir zararı(!) olmayan cinsel tacizi dile getiren kadınlara idam istiyor.

Biliyoruz sizin utanmanız yok ulu Nişanyan ama sizin gibi karanlık, edepsiz, pişkin, rezil bir insanı yazmak zorunda kaldığım için ben utanıyorum.

Tüm yazılarını göster