Avrupa'nın göbeğinde iç savaş alarmı! Polonya'daki anayasa krizinin arkasında ne var?
Polonya'da Anayasa Mahkemesi başkanı ve yardımcısının görevden uzaklaştırılmasıyla patlak veren hukuki kriz, Başbakan Donald Tusk hükümeti ile Cumhurbaşkanlığı arasında adeta bir anayasal savaşa dönüştü. Senegal ziyaretini yarıda keserek uçaktan dönen Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki yaşananları "anayasal düzenin ihlali" olarak nitelerken, Eski Başbakan Mateusz Morawiecki ülkenin bir barut fıçısı üzerinde durduğu uyarısında bulundu.
Polonya'da tansiyonu zirveye taşıyan olaylar dizisi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ile yardımcısı Bartlomiej Sochanski'nin görevden uzaklaştırıldığının ilan edilmesiyle başladı.
ANAYASA MAHKEMESİNE GECE BASKINI VE RESMİ EL DEĞİŞTİRME
Parlamento tarafından seçilen yargıçlardan Anna Korwin-Piotrowska, mahkemenin yönetimini devraldığını açıkladı.
Kararın duyurulmasının ardından mahkeme binası önünde protestolar patlak verdi. Göstericiler ile polis arasında sert arbedeler yaşandı.
Olaylar sırasında Senegal yolunda olan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, uçağını derhal Varşova'ya geri döndürdü. Gece saatlerinde Anayasa Mahkemesi'ne basan Nawrocki, bazı yargıçlarla yüz yüze gelerek siyasi partilere acil toplama çağrısında bulundu.

MORAWIECKI: ÜLKE BARUT FIÇISI ÜZERİNDE, AVRUPA GENELİNDE HUKUK KATLEDİLİYOR
Eski Başbakan Mateusz Morawiecki, gazeteci Mario Nawfal'a verdiği demeçte Polonya'daki krizin münferit olmadığını ve Avrupa geneline yayılan bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu savundu.
Morawiecki'nin sert açıklamaları şöyle şekillendi:
"Polonya şu anda bir barut fıçısının üzerinde oturuyor ve gerilim önümüzdeki günlerde çok daha ciddi boyutlara ulaşabilir. Sol ve merkez hükümetler; Romanya, Macaristan, Fransa ve Almanya'da da görüldüğü üzere iktidarlarını kaybetme korkusuyla devlet kurumlarını siyasi rakiplerine karşı silaha dönüştürüyor."
Röportajı duyuran Mario Nawfal, krizin boyutunun iç savaş endişelerine kadar uzandığını vurguladı.

BAŞBAKAN DONALD TUSK: DARBE DEĞİL, HUKUKUN YENİDEN TESİSİ
Muhalefet ve Cumhurbaşkanlığı'nın "darbe" suçlamalarına yanıt veren Başbakan Donald Tusk ise geri adım atmadı. Tusk, yeni yargıçların parlamento tarafından tamamen hukuka uygun bir şekilde seçildiğini belirterek, amacın geçmiş dönemin mahkeme üzerindeki vesayetini kırmak ve yargı bağımsızlığını yeniden tesis etmek olduğunu dile getirdi.
Yorumlar